Havalar ısındı, poyraz çıktı. Orman yangınları da yeniden başladı. Yangınların başlamasıyla orman yangını efsaneleri de yayılmaya başladı. Bunları sırasıyla inceleyelim.
Dün bir tanesini okudum. Adam diyor ki " Devlet önce orman yangını çıkabilir, dikkat edin diye haber veriyor, sonra da söylediği yerde yangın çıkıyor. Demek ki bu yangınları devlet çıkarıyor". Bu hikayeyi ilk defa duydum. Ben olsam bunu kim yazdıysa doğruca alır akıl hastanesine kapatırdım.
Bir kısmı ise düz konuşuyor, yangınları maden aramak için, veya yandaşlarına villa arazisi açmak için devlet çıkarıyor diyor. Bunlar muhalefetin sözde en hızlı kesimi. Bilmiyorlar ki yanan ormanların yerine inşaat vesaire yapılamaz. Birileri buna yeltense bile bütün gözler oradayken buna nasıl cesaret eder? O zaman sen de gider savcılığa başvurunu yaparsın. Bakalım ne olur.
Başka bir kesim ise işe devleti karıştırmıyor. Birileri villa yapacakmış deyip geçiyor. Aynı sözüm onlara o birilerini gördün mü git savcılığa ver. Boşuna bağırıp çağırma.
Orman yangınlarının sıcak, kuru hava ve rüzgarda daha kolay yayıldığını; insanların bu havalarda ateş yakarken daha dikkatli olmaları gerektiğini, belki de bazı kötü niyetli kişilerin özellikle böyle havaları bekleyip sabotaj yaptığını,hatta ormandaki cam kırıkları ve reçinenin mercek görevi yaparak otları tutuşturacağını pek anlatan yok.
Bazıları hükümeti eleştirirken biraz daha insaflı davranıyor. Bunlar "ille de uçak isteriz" diye tutturanlar. Onlara göre çok sayıda yangın söndürme uçağı olsa yangın hemen söner.
Biraz da yangın söndürme uçağı ile helikopterleri karşılaştıralım. Uçaklar hızlı hareket eder. sefer yapma sayısı helikopterlere oranla daha fazladır. Bir seferde yaklaşık 4-12 ton arası su taşıyabilir. Ancak su almak için geniş bir göl veya deniz alanına ihtiyaç duyarlar. Ayrıca bu uçakları engebeli arazide kullanamazsınız, suyu çok yukarıdan bırakmak zorundadırlar. Bu durumda isabet tam olmayabilir. Hatırlarsınız bundan birkaç yıl önce çıkan yangında bir Rus uçağı Muğla'da dağlara çarpıp parçalanmıştı.
Helikopterler ise yavaş hareket eder, bu nedenle sefer sayısı sınırlıdır. Ayrıca çoğunda gece görüşü yoktur. Öğrendiğimize göre Orman İşletme gece görüşlü bir helikopter geliştirmiş ve bunu son Karagedik yangınında kullanmış. İnşallah bunların sayısı artar. Bir helikopter 2,5-10 ton arası su taşıyabilir. Suyu almak için geniş bir alana ihtiyaç duymazlar, herhangi bir göletin veya su kaynağının üzerinde durarak depolarını doldurabilirler. Ekranda izlediğimiz tankerle su taşıyan köylüler bu suları göletlere boşaltır, helikopter de buradan çeker.
Helikopterlerin yavaş ve dikine hareket edebilmesinin bir avantajı da nokta atışı yapabilmeleridir. Araç yangının tam üzerine geldiğinde yaklaşabildiği kadar yaklaşır ve suyu alevlerin ortasına bırakır. Böylece suyun tamama yakın kısmı ateşin üstüne düşer.
Yangınla mücadelede kara araçlarının rolünü de unutmamak gerekir. Bunlar yolu uygun olan yerlerde yangını çevreleyerek doğrudan müdahale eder ve yayılmasını önlerler. Örneğin son Karagedeik yangınında yangın alanı çepçevre itfaiye tarafından kuşatıldı ve alevlerin konut alanına yayılması önlendi.
Son olarak vatandaşlara ve görevlilere bir uyarımız var, yangınların çoğu dikkatsizlikten çıkıyor ve uygun havalarda kolaylıkla yayılıyor. Tarlamızda, bahçemizde ateş yakarken dikkat edelim. Mümkünse bu gibi havalarda ateşten uzak duralım. Bağımızda, bahçemizdeki kuru otları, kuru dalları temizleyim mümkünse bir çukura gömelim.. Hem yangını önleriz, hem de bir yıl sonra bunu gübre olarak kullanırız. Bu arada yetkililer tarafından yapılan uyarıları dikkatle izleyelim.
AKIN TEZEL
Orman Yangını Efsaneleri
SERDAR CEMAL HOCA
Ticaret Odalarında Neden Vizyon Yok?
Serapla Tatlı Sert
Bir Sonraki Yangını Bugün Önleyebiliriz
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR