Belediye başkanımız Âlim Karaca geçtiğimiz gün bir silahlı saldırıya uğradı ve sol dizinden yaralandı. Öncelikle kendisine geçmiş olsun der, en kısa zamanda sağlığına kavuşmuş bir şekilde aramızda görmek isteriz.
Saldırıyı yapan şahsın bir kaç sefer Âlim Beyin konutu önünde keşif yaptığı, Âlim Bey dışarı çıkıp kendisine ne aradığını sorduğunda tartışma çıktığını, bu arada saldırganın silahını çekip boğuşma sırasında silahı ateşlediği bilinmekte. Saldırgan ve ona yardım eden üç kişi kısa sürede yakalanarak sorguya alındı. Kişilerin Fethiyeli olmadığı, saldırganın İstanbul'dan geldiği ve arama yapılan mekanlarda uyuşturucuya rastlandığı açıklandı.
Bu gibi hassas konularda emniyet güçlerinin yapacağı tahkikatı beklemek ve kamuoyuna yapılan açıklamalar ışığında yorum yapmak daha doğru olur. Ama şurasını söylemek mümkün; bu olay bir siyasi hesaplaşma ürününe benzemiyor. Başkanımızı Fethiye'de herkesle iyi geçinen, aşırı siyasi kavgalara taraf olmamış birisi. Birilerinin ona bu nedenle saldırı girişiminde bulunması pek akla yakın görülmüyor. Buna karşılık başka bir konu göz önüne çıkıyor. Fethiye ekonomisi rant üzerine kurulu. Ortalıkta büyük paralar dönüyor. Acaba Âlim Bey birilerine dur dedi diye bir uyarı atışı mı yapıldı diye düşünebiliriz. Medyadan son öğrendiğimize göre milletvekilimiz Kadem Mete bir açıklama yaparak saldırganın hedefinin başka birisi olduğunu, Başkanın müdahalesi üzerine ona ateş etmek zorunda kaldığını söylemiş. Milletvekilimizin haber kaynakları bize göre daha geniştir, bakalım, göreceğiz. Dileğimiz it izi at izine karışmadan bu soruşturmanın sonuçlanması ve faillerin adalete teslim edilmesidir.
Önemli bir gündem konusu da CHP'de olan gelişmeler. Biz başka partilerin iç işlerine karışmak istemeyiz. Ancak durum öyle bir hal aldı ki bir kaç söz etme gereği duyduk. Tartışma malum, Kılıçdaroğlu yanlısı gruplar 2023 yılında yapılan CHP kurultayında usulsüzlükler olduğu gerekçesiyle yargıya başvurmuşlar. Yapılan araştırma sonucu iddialar kanıtlandığından Kurultayın tüm sonuçlarıyla iptaline ve CHP yönetimini eski Başkan Kılıçdaroğlu ve ekibine verilmesi kararlaştırılmış. Bu duruma da "mutlak butlan" deniyormuş. Hukuki bir terim, şimdiye kadar duymamıştım.
Bunun üzerine mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve taraftarları karara itiraz etmişler. İtirazları kabul edilmeyince de başlamışlar her zaman yaptıkları gibi bağırıp çağırıp, biz bu kararı tanımayız demeye. Görevi devir almak için CHP merkezine gelen Kılıçdaroğlu ekibini ise bina önüne barikatlar kurarak içeri almamışlar. Gelenlerin üzerine su sıkarak taş atmışlar. Bunun üzerine polis işe karışarak işgali sonlandırmış. Medyada gördüğümüze göre bir süre polise karşı da direnmişler.
Bu ekibin belirgin bir huyu var, yetkili makamların aldığı kararları beğenmezlerse hemen biz bu kararı tanımayız deyip direnişe geçiyor ve bir gerginlik ortamı yaratıyorlar. Bunun rastgele yapılan bir davranış olduğunu düşünmüyoruz. Sürekli gerginlik stratejisinin bir işe yarayacağını ve karşılarındakilerin pes edeceğini düşünüyor olmalılar. Aynı yöntemi hapisteki İmamoğlu da uyguluyor. Kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında ben masumum, ben yapmadım diyeceğine karşı hücuma geçiyor ve ben bu mahkemeyi tanımıyorum diyor.
Bunlar biraz da bana Deniz Gezmiş'i hatırlatıyor. İyi, hoş bir çocuktu. Bazılarının dediği gibi vatan haini hiç değildi. Beğeniriz, ya da beğenmeyiz, ülkeyi kurtarmak için kendisine göre bir kısım fikirleri vardı. Ama ne yapacağını bilmiyordu. Polislere taş atmakla devrim yapmaya çalıştı, bu olmayınca gitti bari köylüleri uyandırayım dedi. Onu da beceremedi. Yanına yedek benzin almadan külüstür bir motorla dağlara çıktı. Benzini bitince devrim yaptırmaya çalıştığı köylüler tarafından yakalanarak jandarmaya teslim edildi.
Özgür Özel bağırıp çağırmadan partiyi Kılıçdaroğluna bıraksaydı , belki de yapılacak kurultayda yeniden seçilir ve Kılıçdaroğlu'nun siyasi hayatına son verirdi. Şimdi o şansını da kaybetti.
Türkiye yolunda yürüyor. Milletin büyük bir çoğunluğu bu olanları bir polisiye filim gibi televizyondan izliyor. Kimse CHP'de şu kazandı, şu kaybetti diye rahatını bozmuyor. Bu böylece biline.