Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri
Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri
KÖŞE YAZISI

Ak Parti Yeni Yöneticilerini Nasıl Belirleyecek

AKIN TEZEL AKIN TEZEL Yazarın tüm yazıları
09-09-2024 21:14 3 dk okuma 3.882
Paylaş:

 

Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu' Ak Parti örgütünün partimize ve ülkemize

hizmet edecek yetenekli yeni kadroları göreve getireceğine inanıyorum". Erdoğan'ın bu dileğine biz

de aynen katılıyoruz. Ancak bir kısım soruları sormaktan da kendimizi alamıyoruz. Bu iş nasıl olacak,

örgüt bu kadroları nasıl, hangi yöntemle seçip de göreve getirecek?

Klasik öğreti şöyle söyler. Üyeler mahallelerde örgütlenerek kendilerini en iyi temsil edecek delegeleri

seçerler. Bu delegeler de ilçe kongrelerini oluşturarak ilçe yöneticilerini ve ilçelerini ilde temsil edecek

delegeleri seçer. Bu süreç il düzeyinde devam eder. Sonunda büyük kongreye gidilir, orada genel

başkan ve partiyi yönetecek yöneticiler seçilir.

Bu yöntem çok demokratik gibi görünse de çeşitli sorunlar çıkardığı uzun yıllar içinde pratikte

görülmüştür. Bunların başlıcası ise örgüt bütünlüğünün bu uygulama sonucu tehlikeye düşme

olasılığıdır. Şöyle ki bir göreve talip olan kişiler doğal olarak etraflarında bir taraftar çemberi

oluşturur. Bu taraftar grupları bazen ipin ucunu kaçırır ve aralarında sürtüşmeye başlar, hatta bir

kısım partilerde gördüğümüz gibi iskemlelerin havada uçuştuğu kongrelere bile neden olur.

Seçimler biter, seçilen seçilir, seçilemeyen ve çevresindekiler oturup yeni seçilenlerle birlikte

çalışacakları yerde başlarlar işlere takoz koymaya. Bu sıkıntı öyle boyutlara ulaşır ki örgütte

bölünmelere bile yol açabilir.

Bu durumun önüne geçebilmek için başta Ak Parti olmak üzere birçok partiler yönetime gelecekleri ve

adayları belirlemek için merkez yoklaması denilen bir sistem icad ettiler. Örneğin MHP seçimdeki tüm

adaylarını merkez yoklamasıyla belirliyor. Bu parti bir disiplin partisi olduğu içim kimse adayları

tartışmaya açmıyor ve gidip oyunu gösterilen doğrultuda kullanıyor. CHP'de durum biraz daha farklı,

seçimler geldiğinde merkez yoklaması mı, delege seçimi mi olsun tartışması tüm partide alevleniyor.

Sonunda bir kısım adaylar delege seçimiyle, bir kısmı ise merkez yoklamasıyla belirleniyor. Son hafta

CHP'de gerçekleşen tüzük kurultayı da bu sorunların derinlemesine tartışılmasının sağlanması için

tertiplendi. Bakalım ne sonuç verecek.

Ak partide ise aday ve yönetici seçimi süreci biraz daha farklı yönetiliyor. Adaylar önce kendilerini

örgüte tanıtıyorlar. Sonra genel merkez tarafından çeşitli anketler ve diğer kamu oyu yoklamalarıyla

bu kişilerin toplum nazarındaki değerleri ölçüşmeye çalışılıyor. Bu arada örgütün sınırlı bir kademesi

önüne sandık konuyor, oylama isteniyor. Bütün bu sonuçlar genel başkan tarafından oluşturulan bir

kurulda değerlendirildikten sonra adaylar bu kurul önünde bir çeşit sınava sokuluyor. Yapılan

değerlendirme genel başkana sunuluyor ve kesin karar orada veriliyor. Bu şekilde belirlenen aday

listeleri seçmenin önüne sunuluyor, ister kongrede olsun ,ister yerel veya genel seçimlerde olsun

onaylanması isteniyor.

Görünüşte karmaşık ama daha adil, tartışmalara daha uzak bir sistem gibi görünen bu yöntemin de

sakıncalarını görmekteyiz. Örneğin önümüzdeki günlerde mahalle delegeleri seçilecek. Eskiden

olduğu gibi mevcut yönetim kurulu tarafından hazırlanacak bir delege listesi üyelerin önüne

konulacak ve bu listenin onaylanması istenilecek. Her ne kadar üyelerin farklı listeler hazırlayıp

bunların da gündeme alınmasını talep etmesi mümkün olsa da her nedense bu uygulama yapılmıyor.

Üyeler yönetimin hazırladığı listeleri yasak savma kabilinden onaylayıp işlerine, güçlerine devam

ediyorlar.

 

İlçe yönetimine gelmek isteyen adaylar ise bu listede onaylanan delegeler üzerinde işleyerek taraftar

kazanmaya ve yönetimi bir ucundan tutmaya çalışıyorlar.

O halde bu durumda değişmesi gereken kadrolar nasıl değişecek. Seçilecek olanların kendilerini

seçecek olanları belirlediği bir ortamda değişim nasıl olacak? Cumhurbaşkanı, seçilecek olan bilmem

kaç bin parti yöneticisini tanıyamaz, birileri ona bunu tanıtmak durumunda. Ama seçilecek olanları

getirip cumhurbaşkanının karşısına çıkaracak olanlar hep aynı kişiler. Bunları nasıl değiştireceğiz.

Örneğin Kütahya'da, Afyon'da, Kastamonu'da CHP'nın ummadığı bir zafer kazanmasına neden olan

yanlış aday belirlemenin sorumlusu kim. Kim Muğla'da Aydın Ayaydın'ı Cumhurbaşkanımızın önüne

getirdi de Muğla Büyük Şehir Belediyesini altın tepsi içinde CHP'ye teslim etti. Kim Fethiye'de seçime

üç gün kala bir çamur taşıma teknesini körfeze getirip bunun körfezi temizlemek için geldiğini iddia

ederek seçmeni aptal yerine koydu, kim Fethiye Belediye Başkanı aday belirlemesini kapalı zarf usulu

artırmaya dönüştürdü, bu adamı veya adamları nasıl değiştireceğiz. Bu soruların cevabını bilen varsa

konuşsun.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

AKIN TEZEL — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.