Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri
Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri
KÖŞE YAZISI

Fethullah Gülen Öldü, FETÖ Sağ

AKIN TEZEL AKIN TEZEL Yazarın tüm yazıları
01-11-2024 08:27 3 dk okuma 4.022
Paylaş:

 

FETÖ lideri Fethullah Gülen geçtiğimiz hafta öldü. Duydum ki taraftarları arasında bir grup Akın Tezel

her konuda yazar, bizimle ilgili hiç yazmadı. Acaba Hocamız öldü diye bizim pabucumuz dama mı

atıldı? Yoksa gündemin arka sıralarına mı düştük diye konuşup dururlarmış. meraklarını gidermek

için söylüyorum, FETÖ yine gündemde. Ama bu sefer içinde çıkabilecek olası taht kavgalarıyla

gündemde. Neden hemen bu konuyu yazmadığıma gelince; malum geçen gün PKK terör örgütü

Ankara'daki TUSAŞ tesislerine bir saldırı düzenledi, 5 kişiyi şehit etti. Onlar böyle hızlı çalışınca FETÖ

bir süre arka plana itildi, yoksa farklı bir durum söz konusu değil.

Bu örgütlerin ikisi de Türkiye'yi bölüp parçalamak, bunu yapamazlarsa bile ABD ve Batıya köle olmuş

bir devlet haline dönüştürmek için eylem birliği içindeler. Ancak yöntemleri farklı. Birisi açık açık

silahlı terör yapıyor. Zaten sokakta görseniz elinde silah, bomba olmasa bile kendini belli eder. Ötekisi

ise kibar terörist. Çoğu kravatlı, yemiz giyimli. Bir kısmı ise kimi zaman hoca giysili, kimi zaman da

papaz giysili. Ama hepsi de eli yüzü düzgün, efendi görünümlü insanlar. Bunların silahla, bombayla işi

yok, belki de önemli bir kısmı ellerine silah bile almamış. Kaleyi içeriden yıkmak için silahlı kuvvetlere,

emniyete, adalet teşkilatına, hasılı devletin her kademesine sızmışlar, işleri hukuki kılıfına uygun

yürütüyorlar. Onun için tanımak, önlem almak çok zor. Şayet aceleye getirip darbe yapmaya

kalkmasalardı belki de şimdi bile ellerini kollarını sallaya sallaya aramızda dolaşıyor olacaklardı.

FETÖ'nün ülkemize yerleşmesi 70'li yıllarda başladı. O zaman sıradan bir din adamı olan Fethullah

Gülen zamanla etrafına geniş bir kitle topladı. Görünüşte İslama hizmet eden, eğitim destekçisi,

Türkçe aşığı bir din adamıydı. Diğer bazı cemaat liderleri gibi farklı tavırlar sergilemiyor, içimizden biri

gibi davranıyordu. Açtığı okullar, tertiplediği Türkçe Olimpiyatları, örgütlediği çeşitli yardım

faaliyetlerinin halkın üstünde bıraktığı etkiyle kısa sürede toplumun sevilen bir siması haline geldi.

Tabi bu sırada yabancı servislerin içten içe desteği de unutulmamalıydı. Bu cümleden olarak bir

zamanlar CHĞ Genel Sekreterliği yapmış Kasım Gülek isimli ABD yanlısı siyasetçinin de Gülen

hareketine katkıları da gözümüzden kaçmasın.

28 Şubat hareketi FETÖ'nün güçlenmesine önemli ölçüde yardım etti. Bu süreçte Fethullah Hoca diğer

cemaat önderleri gibi Erbakan'ın ve Müslümanların yanında yer almayıp kenarda kalmayı tercih etti.

Hatta sahibi olduğu okulları Milli Eğitim Bakanlığına hibe etmeyi bile önerdi. Zamanın hükümetinin

İmam Hatiplerin orta kısmını kapatması örgütün işine yaradı. çocuklarının İslami eğitim almasını

isteyen çoğu aile onları FETÖ'nün okullarına yolladı. Böylelikle bir, hatta iki nesil Müslüman gencin bu

okullarda beyni yıkanmış oldu. O zamanlar şöyle düşünmüştü çoğu kimse Bu adam akıllı adam,

kavgaya katılmıyor, kendini ve örgütünü kolluyor. Nereden bilsinler ki bütün bu yapılanlar 28 şubat

cuntası ve CIA ile ittifak içinde yapılıyor.

FETÖ Ak Parti iktidarı zamanında da devlet içinde örgütlenmesini sürdürdü. Hatta bir kısım FETÖ

yandaşları Ak Partiden milletvekili, bakan bile yapıldı. Cumhurbaşkanımızın olaylar açığa çıktıktan

sonra sarf ettiği kandırıldık sözüne katılmıyoruz. Belli ki devletimizi şartların olgunlaşması, örgütün

iyice açığa çıkması için bunların yaşamasına kontrollu olarak göz yummuştur.

Bizim örgüt hakkındaki kuşkularımız Ergenekon davasıyla başladı. FETÖ'ye yakın savcılarca açılan

çeşitli davalarda bir türlü örgüt şeması, örgüt bağlantıları ortaya konulamadı. 28 şubatçı generallerin

yanı sıra Atatürkçü, milliyetçi olarak bilinen birçok personel de aynı torbaya doldurulup suçlandı. Bir

 

kısım boş roket atar kovanları suç delili olarak mahkemelere sunuldu. Yine FETÖ'ye yakın olduğunu

bildiğimiz bir kısım personel Güney Doğu'da bir çocuğun bile yapamayacağı hatalı işlere imza attılar.

Sonunda 2012 yılında zamanın Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılması ile

işin rengi açığa çıktı ve Fetö'ye karşı devlet çapında tavır başladı. Devamını biliyoruz, dershanelerin

kapatılması, hakimlerin tayini derken devlette toplu bir temizlik hareketi olacağını anlayan FETÖ

askeri darbeye kalkıştı. Sonuç malum, bilinen örgüt elemanları görevden alındı, bunlardan suça

katılmış olanlar hapse düştü. Önemli bir kısmı da kaçarak kayboldu.

Şimdi aramızda birçok FETÖ'cü dolaşıyor. Bunların suça katılmış olanları bulunup çıkarılıyor. Fakat

sadece inananlar ne alemde? Acaba kaç tanesi pişman olup hatasından döndü? Kaç tanesi ortaya

çıkmak için uygun zamanı bekliyor? Baksanız hepsi temiz yüzlü, efendi uslu adamlar, sokaktan tutup

çekemezsin ki.

Şimdi önümüzde bir taht kavgası var. Ölen Gülen'in yerini kimin alacağı henüz belli değil. Ama kim

seçilirse seçilsin örgütten bir kısım kopmalar olacaktır. Bir kısım taraftar kendine yeni bir örgüt

bulacak, bir kısmı küsüp bu işlerden elini eteğini çekecek, bir kısmı da yeni liderle yoluna devam

edecektir. Şimdi bize ve devletimize düşen beklemek ama nefesimizi enselerinden uzak tutmamaktır.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

AKIN TEZEL — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.