Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri
Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri
KÖŞE YAZISI

Demek Ki  Mesele İntegral Değilmiş

AKIN TEZEL AKIN TEZEL Yazarın tüm yazıları
16-04-2026 15:35 3 dk okuma 1.589
Paylaş:

 

Son ders yılı başlamadan önce Milli Eğitimde reform sözleri dolaşmaya başlamıştı. Yeni bakanımız Yusuf Tekin yılların verdiği tecrübeyle bir taslak hazırlamış ve bunu Cumhurbaşkanımıza sunmuştu. Gerçi biz bunu yeterli bulmamıştık ama olsun, en azından iyi bir başlangıç olur demiştik.  Ama birileri Cumhurbaşkanımızı etkiledi, "biraz daha düşünelim" diyerek reform çalışmasını ileriye attı.

Reform denilen şey müfredatta yapılan bazı değişikliklerden ibaret kalmıştı. Açıp okuyayım dedim, bir şey anlamadım. Dili mi karmaşıktı, yoksa konuya uzak olduğumdan mı bana anlaşılmaz geldi, orasını bilemem.  Yeni müfredattan aklımda kalan iki önemli nokta var. Bunlardan birincisi orta öğretimde din kültürü ve benzeri ders saatlerinin seçmeli,bile olsa artırılması, ikincisi ise lise öğrencilerinin matematik dersine ilgisini artıracağı düşüncesiyle anlaması ve öğrenmesi çok zor olan integral konusunun müfredattan çıkarılması.

Bu her iki yenilik de bir zafer kazanılmış edasıyla parlatıldıkça parlatıldı. Biz o zamanlar dedik ki " Din kültürü ders saatlerini biraz artırmakla çocukları din alimi yapamazsınız, olayı bir bütün olarak ele almak zorundasınız, ama hiç yoktan iyidir. " İntegral konusuna gelince bu bizi katılıncaya kadar gülmeye sevk etti. demek ki çocuklara integral öğretmezsek matematiği seveceklermiş diye güldük o zaman. İntegral konusunun matematiğin temel kavramlarından biri olduğunu, bunu desteden çıkardığınız zaman matematik öğretiminin topal kalacağını söylemedik. Çünkü anlayan yoktu.

Şimdi görüyoruz ki kafayı bozan gençler integral okumadan da cinayet işleyebiliyor. Hem de gözlerini kırpmadan on kişiyi birden öldürüyorlar. Şimdi kişileri tanıyalım, bu gibi cinayetleri işleyenler tüm değer ölçülerini ve gerçeklik duygularını kaybetmiş, farklı alemlerde yaşamaktalar. Biz bunlara doğruyu, güzeli öğretememişiz. Milli, manevi duyguları ruhlarına kazımayı gericilik ve çağ dışı olarak algılamış, onların Batı'nın zehirli yemeklerinden tatmasına fırsat tanımışız.

Eskiden bu zehirli yemekler kitaplar ve resimler aracılığıyla önümüze konuyordu. Ama şimdi internet denilen bir bela var. İsteyen her türlü şeytani düşünceyi parmağını bir tuşa basarak bütün dünyaya yayıyor. İşte çocuklarımızın ellerinden düşürmedikleri cep telefonlarında benim bile korktuğum acayip hikayeler, sanal oyunlar dolaşıp duruyor. Ruhu önceden boşaltılmış çocuk da bunlara kapılıp kendini bir başka dünyada buluyor. O zaman bunlara istediğinizi yaptırabilirsiniz. Çünkü onun dünyası o telefonun içindekilerle sınırlı. Çocuk bir de psikolojik yapısı olarak gerçeklerden kopmaya eğilimliyse bu sanal dünyaya iyice kapılıyor.

O halde ne yapmalı. Muhalefet hemen çözümü buldu: "Yusuf Tekin istifa". Fırsat bu fırsattır deyip belki de gelmiş geçmiş en başarılı Milli Eğitim Bakanımız olan Yusuf Hocaya ver yansın ediyorlar. Biz kendisinin kuru gürültüye pabuç bırakmayacağını biliyoruz. Bazı vatandaşlar okullarda sıkı güvenlik önlemleri alınmasını öneriyorlar. Bu bir bakıma yararlı olabilir, ama sonunda okulları hapishaneye çevirmiş oluruz. Birkaç deli okulu basacak diye öğrenciyi kilit altında tutamayız.

Esas olan bazı gençlerin yoldan çıkmalarına neden olan ortamı yok etmektir. Çinli siyasetçi ve düşünür Mao'nun dediği gibi sivrisinekleri tek tek öldürmekle sorunu çözemezsiniz. Bataklığı kurutmanız gerekir. O halde gençleri zehirleyen, köleleştiren dijital medyayı kontrol altında tutmamız gerekir. Bu kontrolu da tehlikeli gördüğümüz yayınları yasaklamak için sürekli mahkemelere başvurmakla sağlayamayız. Hem gençlerimizi, hem de toplum olarak hepimizi yalan bombardımanı altında tutan dijital medya mutlaka milli ve yerli olmalıdır. Yerli bir arama motoru, devlet denetiminde bir sosyal medya  tek çözümdür. Böylelikle ülkemiz başta ABD olmak üzer dışarıdan gelen zehirlere karşı  kendini korumuş olacaktır. Bir başka önlem de velilerin eğitilmesiyle alınabilir. Çünkü öğretmene saygı kalmamış, veli kendi çocuğunun kölesi olmuş durumdadır. Aman benim çocuğum üzülmesin, sıkılmasın diyerek ona her türlü kötülüğü etmektedir. Bunun mutlaka önüne geçilmelidir

Biz yasakların basit idari kararlarla uygulanabileceğine inanmıyoruz. Çünkü toplumumuzu içeriden çürütmeye karar vermiş olan içimizdeki düşmanlar alınacak her kararı yargıya götürüp sulandırmaya çalışacaklardır. Devlet yine eli kolu bağlı kalacaktır. En iyi çözüm en kısa zamanda yeni bir anayasa yapmak  ve devletin önündeki engelleri kaldırmaktır. Yarın çok geç olacaktır, belki o zaman geldiğinde bugünleri de arayacağız.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

AKIN TEZEL — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.