Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri
Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri
KÖŞE YAZISI

Hisarönünde Neler Oldu

AKIN TEZEL AKIN TEZEL Yazarın tüm yazıları
12-09-2024 22:09 3 dk okuma 3.819
Paylaş:

 

Geçtiğimiz hafta Fethiye, Hisarönünde cereyan eden olaylar hepimizi üzdü. Önce neler olduğuna

kısaca bir göz atalım. O semtte bir bar çalışanı yakında yer alan bir taksi durağının çıkışına aracını park

etmek ister. Şöförler ise bu aracın durağa giriş çıkışlarını engelleyeceği gerekçesiyle başka bir yere

park edilmesini talep eder. Bar çalışanı buna şöförleri tehdit ederek cevap verir ve arada itişip

kakışmalar olur. Bu arada bardaki diğer çalışanlar da olay yerine gelir, kavga büyür. Bu arada olayı

izleyen esnaf toplanarak taksicilerle birlikte söz konusu bara doğru yönelir. Bar çalışanları içeri sığınır.

Bu arada bir kısım vatandaş da Fethiye Fethiyelilerindir; sloganı atarak ufak bir yürüyüş yaparlar.

Jandarma gelir, olayları zor yatıştırır. Bu esnada birkaç el silah sesi de duyulur. Sonunda olaya

karışanlar göz altına alınır, söz konusu bar ise Fethiye Belediyesi tarafından mühürlenir.

Şimdi sorulması gereken şu soru var: Basit bir park yeri kavgası neden bu kadar büyüyor ve toplumsal

tepkiye neden oluyor. Bize göre bunun altında yatan neden bar sahibinin kimliği ve davranışları yanı

sıra dışarıdan gelip Fethiye'de çalışmaya başlayan bir kısım yabancıların dürüst bir şekilde çalışıp para

kazanmak yerine iş yeri ve çevresinde bir bölgesel egemenlik alanı yaratmak istemelerinden

kaynaklanıyor. Vatandaş da bun kabullenmeyince sürtüşmeler başlıyor.

Olayımızda da öğrendiğimiz kadarıyla bar sahibinin Kürt kökenli oluşunun yanı sıra müşterilerine

genellikle iyi bir esnaf gibi davranmadığı, çevresiyle de sürekli kavga halinde olduğu söylenilmekte.

Hal böyle olunca da olaylar başka boyuta taşınıyor.

Şunu açıkça belirtmekte yarar var; Fethiye artık Işık Taban Hanımın çocukluk anılarında anlattığı

Fethiye'den çok farklı. O küçük, güzel, huzurlu Fethiye'de herkes birbiriyle kardeş, akraba gibiymiş,

kavga gürültü olmazmış. Biz de o günlerin sonuna yetiştik. Ama artık devir değişti, turizmin

gelişmesiyle birlikte ilçemiz dışarıdan yoğun göç aldı. Bunların bir kısmı emekliler ise önemli bir

bölümü de çalışmak, iş kurmak için gelenler. Muğlanın nüfusunun yarısı başka illerden gelip

yerleşenlerden oluşuyor.

Bu durumda emniyete, belediyeye ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Eskiden

herkes birbirini tanırdı, şimdi tanımaz oldu. İşte bu görevi emniyet yapacak, arayacak, tarayacak,

gelenlerin geçmişini araştıracak. Bu bilgileri de belediye ve sivil toplum kuruluşlarıyla paylaşacak.

Adam geldiği yerde uslu durmuş mu, neden gelmiş, ne iş yapacak, bu konuda yeterli iş sahası var mı,

yoksa başkalarının işine çelme mi takacak. Özellikle esnaf odası ve ticaret odası bu araştırmalarda

görev alacak. Sonra iş belediyeye düşüyor, önüne gelene ruhsat vermeyecek. İçkili mekan işletecek

olanlara bu araştırmada öncelik tanınacak. Alkol, derken ot ve çeşitli uyuşturucular bu gibi yerlerde

kendine yol bulur. Bunlardan kazanılan büyük miktarda para bu işi yapanların bir güç odağı haline

gelmesine yardımcı olur. Bizimkilerin ;Fethiye, Fethiyelilerindir; diye slogan atmasının altında yatan

nedenlerden biri de budur. Çok para daima güç odağıdır. Ama kirli yollardan kazanılan para şer odağı

haline dönüşür. Bunun mutlaka önüne geçilmelidir. Bundan otuz yıl kadar önce ben de böyle

birilerinin tuzağına düşmekten zor kurtuldum. O sıralarda Çalış sahilinde ufak bir dükkan yeri

arıyordum. O semtte içkili bir mekan işleten bir vatandaş benimle yakınlık kurarak kiralık yeri

olduğunu söyledi. Gösterdiği yer ise çalış kumsalının bir bölümüydü. Biraz istekli davransam adam

bana Çalış kumsalını satacaktı. Gerçi birkaç kişi bu tuzağa düşmüş. Sonra öğrendim ki adam

uyuşturucudan içeri girmiş, iş yeri de kapanmış.

 

Öncelikle üzerinde durmamız gereken başka bir konu daha var. Bu gibi kavgalarda taraflardan biri

Kürt veya Suriye kökenli olunca iş ırkçı milliyetçiliğe kolaylıkla dönüşüyor. Örneğin söz konusu

kavgada bar işletmecisinin Kürt asıllı bir vatandaşımız olması tepkilerin olması gerekenden farklı bir

yere odaklanmasına neden oldu. Bazıları sanki Hisarönündeki bu ve benzeri asayiş olaylarının kaynağı

dışarıdan Fethiye'ye çalışmak için gelmiş Kürtlermiş gibi konuşmaya başladılar. Tabi pusuda bekleyen

bir kısım çevreler de hemen olayın üzerine atladılar. Olayla ilgisi olmayan Kürt vatandaşlarımızın

yanına yanaşarak ;Bak bu Fethiyeliler Kürtleri yaşatmayacak; demeye başladılar.

Dikkat edelim, özellikle bar, gazino, eğlence yeri gibi, mekan açacakları önceden araştırmadan ruhsat

vermeyelim. Sürekli bu yerleri denetleyelim. Yine de bir sıkıntı olursa işin siyasi olmadığını, asayiş

meselesi olduğunu bilerek tepkilerimizi ona gör yönlendirelim.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Günaydın Milas - Son Dakika Milas ve Muğla Haberleri yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

AKIN TEZEL — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.