Kıymetli okurlarım, can dostlarım... Rabbimizin isimleri ve sıfatları denizinde yüzmeye devam ediyoruz. Bugün, Allah'ın rahmetini en özel boyutuyla idrak etmemizi sağlayan mübarek bir isme odaklanacağız: er-Rahîm.
Hepimizin bildiği gibi, Allah Teâlâ’nın iki ana rahmet sıfatı vardır: Rahmân ve Rahîm. Bu iki sıfatın anlamı "çok merhametli" olsa da, taşıdıkları manevi derinlik ve tecelli alanları birbirinden farklıdır.
Rahmân sıfatı, Cenab-ı Hakk’a has, mutlak ve kapsayıcı bir sıfattır. O’nun Rahmân oluşu, bu dünyada mümin-kâfir ayrımı yapmaksızın, bütün mahlûkata gösterdiği genel ve şamil merhametini ifade eder. Gökten inen yağmurun, verilen rızkın, alınan her nefesin ardında O’nun Rahmân sıfatı vardır. Bu nedenle, literatürde Yüce Allah'a "Hem müminlerin, hem kâfirlerin Rahmân'ı" denilir.
Peki ya Rahîm? İşte burası, ince bir çizginin belirginleştiği yerdir. Rahîm sıfatı da "sonsuz merhametli" anlamına gelir; ancak bu merhamet, ahiret hayatında ve yalnızca mümin kullar için tecelli edecektir. Allah'ın Rahîm ismi, ahiretteki özel lütfunu, bağışlayıcılığını ve müminleri cennetle ödüllendirmesini ifade eder.
Sevgili Kardeşlerim, burası tefekkür edilmesi gereken en önemli noktadır:
"Allah, ahirette ancak mü’min kullarına merhamet eder ve bağışlar. Kâfirler ve müşrikler O’nun Rahîm sıfatından yararlanamazlar. Allah, sadece mü’min kulları için Rahîm’dir."
Bu ayrım, imanın değerini ve ahirete hazırlığın ehemmiyetini ortaya koyar. Bir yanda bütün varlığa kucak açan Rahmân (dünya ve ahiret merhameti), diğer yanda yalnızca iman edenlere tahsis edilmiş olan Rahîm (ahiret merhameti) sıfatı.
Nitekim ayet-i kerimede: "Ve kâne bil mü’minîne rahimê (n)" yani "Allah müminlere karşı çok bağışlayıcı, çok merhametlidir." (Ahzâb, 33/43) buyrulmuştur.
Demek oluyor ki, Allah'ın Rahmân oluşunun karşısında dünya ve ahiret nimetlerinde bir eşitlik varken, Rahîm oluşunun karşısında müminler ve kâfirler açık bir farkla birbirinden ayrılır: "Bir bölük cennette, bir bölük de ateştedir." (Şûrâ, 42/7).
Bu sıfat-isim ayrımı bize hayatın en büyük dersini verir: Ebedi kurtuluş, yalnızca Allah'ın Rahîm sıfatına mazhar olmakla mümkündür.
Unutmayın, Serdar Cemal Hoca olarak her zaman söylediğim gibi: Allah, tüm yarattıklarının Rahmân'ıdır; ama O’nun sonsuz ve ebedi kurtuluşa götüren özel merhameti (Rahîm), kalbinde iman taşıyanlara aittir. O halde, Allah’ın Rahîm ismine sığınarak ve Peygamber Efendimiz’in (Tevbe sûresi 128.âyette geçtiği gibi O da Rahîm'dir) yolundan giderek, ebedi merhamete ulaşma gayretinde olalım.
Rabbim bizleri Rahîm ismiyle muamele ettiği sevgili kulları arasına dâhil etsin.
Sevgi ve dualarımla,
Serapla Tatlı Sert
Bir Teşekkürden Fazlası
SERDAR CEMAL HOCA
Biz Mi’rac’ın Neresindeyiz? Yükselişi Konuşup Düşüşü Yaşayanlardan mıyız?
AKIN TEZEL
Tuşlu Cep Telefonları Kullanımdan Kalkıyor Mu?
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR