“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.”
(Bakara Suresi, 168)
Bu ayet bir nasihat değil, bir hayat manifestosudur. Bugün bireysel huzursuzluklardan toplumsal krizlere kadar yaşadığımız pek çok sorunun merkezinde, sessizce terk edilen bir ilke duruyor: helal hassasiyeti. Helal gitti mi, bereket de gider. Bereket gidince huzur kalmaz.
Günümüzde haram, yüksek sesle gelmiyor. Şeytan bağırmıyor, fısıldıyor. “Herkes yapıyor” diyor. “Zaman değişti” diyor. “Başka çare yok” diyor. İşte tam da bu cümleler, şeytanın izidir. Açık günahlar değil, şüpheli kazançlar kalbi yoran asıl meseledir. Torpille alınan hak, faizle büyütülen servet, kul hakkına bulaşmış gelir… Hepsi modern hayatın “normal”leri arasında.
Serdar Cemal Hoca der ki:
Şeytanın en büyük başarısı, haramı sıradanlaştırmasıdır.
Pek çok insan bugün şunu soruyor: “Dua ediyorum ama olmuyor.” “İbadet ediyorum ama huzur yok.” Oysa cevap çoğu zaman sofrada saklıdır. Helal olmayan ya da şüpheli bir lokma, kalbin üzerini örter. Kalp örülünce, dua göğe yükselmez. Efendimiz (s.a.v.) bu yüzden ölçüyü net koymuştur:
“Helal bellidir, haram bellidir. İkisi arasında şüpheli şeyler vardır. Kim şüphelilerden sakınırsa dinini ve onurunu korumuş olur.”
Bugün en çok kaybettiğimiz değerlerden biri de israf karşıtı bilinçtir. Sofralarda çöpe giden nimetler, bir yerde açlıkla imtihan edilen hayatlara çarpıyor. İsraf sadece ekonomik bir kayıp değildir; ahlaki bir kırılmadır. Kul hakkının olduğu yerde bereket aranmaz.
Serdar Cemal Hoca der ki:
Kul hakkıyla yapılan ibadet, temiz suyla yıkanmamış el gibidir; görünür ama arındırmaz.
Helal-haram meselesi yalnızca bireysel bir tercih değildir; kamusal bir sorumluluktur. Helal terk edilince güven biter, güven bitince toplum çözülür. Bugün yaşanan güvensizlik, huzursuzluk ve bereketsizlik; tesadüf değil, sonuçtur.
Bu çağda en büyük direniş, harama alışmamaktır. En büyük ahlak, kimsenin görmediği yerde de helali tercih edebilmektir. Şeytanın izinden değil, Rahman’ın yolundan yürümek; işte gerçek duruş budur.
Serdar Cemal Hoca der ki:
Bir lokma helal, bir evi ayağa kaldırır.
Bir lokma haram, bir toplumu yıkar.
Kalbi onarmak istiyorsak, önce sofraya bakalım. Çünkü bereket midede değil; helalde saklıdır.
#HelalLokma #Bereket #HaramKazanç #ŞüpheliKazanç #KulHakkı #İsraf #ToplumsalAhlak #ManeviUyanış #Bakara168 #HelalHaram #İslamiHassasiyet #Vicdan #Adalet #TemizKazanç #DiniKöşeYazısı #SerdarCemalHoca #GoogleNews #GönülDili #ManeviHayat
Serapla Tatlı Sert
Bir Teşekkürden Fazlası
SERDAR CEMAL HOCA
Biz Mi’rac’ın Neresindeyiz? Yükselişi Konuşup Düşüşü Yaşayanlardan mıyız?
AKIN TEZEL
Tuşlu Cep Telefonları Kullanımdan Kalkıyor Mu?
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR