İslam dini, mensuplarına sadece ibadet esaslarını değil, aynı zamanda günlük yaşamın her alanında yol gösteren kapsamlı bir ahlak ve yaşam felsefesi sunar. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hadisleri, bu rehberliğin en önemli kaynaklarından biridir. İmam Suyûtî'nin "Camiu's-Sağîr" adlı eserinde ve diğer rivayetlerde geçen hadisler, müminlerin hem dünya hem de ahiret saadetine ulaşmaları için kıymetli nasihatler içermektedir.
Doğruluk, Sünnet ve Bid'atın Tehlikeleri
Hz. Cabir'den (r.a.) rivayet edilen bir hadiste, "Şüphesiz en doğru söz Allah'ın kitabıdır. En güzel yol, Muhammed'in yoludur. En çirkin iş, dinde sonradan uydurulan şeylerdir. Dinde her sonradan uydurulan şey bid'attır. Her bid'at sapıklıktır. Her sapıklık Cehennemliktir." buyrularak, Kur'an-ı Kerim'in ve Sünnet'in İslam'daki mutlak konumu vurgulanır. Dinde sonradan ortaya çıkarılan ve meşru temeli olmayan her türlü yeniliğin (bid'atın) tehlikeleri açıkça belirtilmiştir. Bu hadis, dinin safiyetini korumanın ve bid'atlardan uzak durmanın önemini ortaya koyar.
Peygamber Efendimiz'in kıyametle ne kadar yakın gönderildiği, iki parmağını birleştirerek gösterdiği rivayetle sabittir. Bu, müminlere her an kıyametin kopabileceği bilinciyle yaşamaları ve buna göre hazırlıklı olmaları gerektiğini hatırlatır.
Borçlar, Yetimler ve Kamuya Ait Mallar Üzerine Titizlik
Peygamber Efendimiz, ümmetine karşı olan düşkünlüğünü ve sorumluluğunu şu sözlerle ifade etmiştir: "Ben bir mümin için nefsinden daha yakınım. Kim ölümünden sonra bir mal bırakırsa mirasçılarınadır. Kim de bir borç veya yetim bırakırsa o bana aittir, onu ben üzerime alıyorum. Ben müminlerin velisiyim." Bu hadis, Peygamberimizin yetimlere ve borçlulara sahip çıkma konusundaki hassasiyetini göstermekte, müminlere de bu konularda sorumluluk bilinci aşılamaktadır.
Ebü Humeyd Es-Saîdî'den (r.a.) rivayet edilen hadiste ise, kamuya ait malların korunmasının önemi vurgulanmıştır: "Muhammed'in nefsi kudreti elinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizden biriniz umuma ait bir malı zimmetine geçirirse Kıyamet Günü mutlaka onu boynunda taşıdığı halde gelir." Bu, devlet mallarına veya kamunun emanetine ihanet etmenin ahiretteki ağır sorumluluğuna dikkat çeker.
Allah'ın Kitabı ve Ehl-i Beyt'in Önemi
Zeyd bin Erkam'dan (r.a.) rivayet edilen ve Veda Hutbesi'nde de geçen meşhur hadis, Müslümanlara iki büyük emanet bırakıldığını bildirir: "Ey insanlar! Şüphesiz ben de ancak bir insanım. Pek yakında Allah'ın elçisi olan Azrail gelebilir ve ben de onun davetine icabet edebilirim. Ben, aranızda iki ağır emanet bırakıyorum. Birincisi Allah'ın kitabıdır ki, onda hidayet ve nur vardır. Ona yapışan ve ona sarılan kimse hidayet üzere olur. Ondan sapan ise sapıtır. Öyle ise Allah'ın kitabına sarınız. Ona yapışınız. Diğer emanet ise, Ehl-i Beytimdir. Ehl-i Beytim hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum. Ehl-i Beytim hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum." Bu hadis, Kur'an'a sıkı sıkıya sarılmanın ve Peygamberimizin Ehl-i Beyt'ine sevgi ve saygı göstermenin dinî bir vecibe olduğunu açıkça ortaya koyar.
Hayatın Çeşitli Alanlarına Yönelik Nasihatler
Ukbe bin Amir'den (r.a.) rivayet edilen geniş kapsamlı hadis, müminlerin hayatını şekillendirecek birçok önemli ilkeyi barındırır:
* Sözlerin En Doğrusu: Allah'ın kitabı Kur'an'dır.
* En Sağlam Kulp: Kelime-i şehadettir.
* En Hayırlı Millet: Halil İbrahim'in milletidir (Hz. İbrahim'in Hanif dini).
* Yolların En Hayırlısı: Hz. Muhammed'in yoludur.
* Amellerin En Hayırlısı: Farz olan ibadetlerdir.
* En Kötü Şeyler: Dinde sonradan ortaya çıkan bid'atlardır.
* En Şerefli Ölüm: Şehit olarak ölmektir.
* En Kötü Körlük: Hidayete erdikten sonra tekrar sapıklığa düşmektir.
* İlmin En İyisi: Faydalanılan ilimdir.
* Mal ve Servet: Az ve yeterli olan mal, çok olup ahiretten alıkoyan servetten iyidir. Veren el, alan elden üstündür.
* Pişmanlık: En kötü pişmanlık, Kıyamet Günü duyulan pişmanlıktır.
* Namaz ve Zikir: Namazı vaktin sonunda kılmak veya Allah'ı nadiren hatırlamak hoş karşılanmaz.
* Dil ve Yalan: En büyük hata, dilin çok yalan söylemesidir.
* Zenginlik ve Takva: Gönül zenginliği en hayırlısıdır. En iyi azık takvadır.
* İman ve Şüphe: İmani meselelerde şüphe ve tereddüt küfürdendir.
* Cahiliyye Adetleri: Ölüler için yüksek sesle ağlamak ve dövünmek Cahiliyye adetlerindendir.
* Zekat ve Faiz: Altın ve gümüşü biriktirip zekatını vermemek, cehennem ateşiyle dağlanmaya sebep olur. Faizden kazanılan kazançların en kötüsüdür.
* Şiir ve İçki: Gayri meşru meseleleri konu alan şiir ve içki, şeytanın vesveselerindendir. İçki, tüm kötülüklerin düğümüdür.
* Kadınlar ve Gençlik: Kadınlar şeytanın tuzağı olarak nitelendirilmiş, gençlik ise bir tür delilik olarak tavsiye edilmiştir.
* Yetim Malı: Yiyeceklerin en kötüsü yetim malıdır.
* İbret Alma: Bahtiyar kişi, başkalarından ibret alandır.
* Ömür ve Ameller: Her iş neticesiyle değerlendirilir; amelde esas olan akıbettir.
* Gıybet ve İftira: Müminin etini gıybet ederek yemek, Allah'a karşı gelmektir. Müminin malının dokunulmazlığı, kanının dokunulmazlığı gibidir.
* Bağışlama ve Af: Kul başkasını bağışlarsa, Allah da onu bağışlar. Kim affederse, Allah da onu affeder.
* Öfke ve Sabır: Kim öfkesini yutarsa, Allah onu mükafatlandırır. Kim musibete sabrederse, Allah kaybettiklerinin yerini doldurur.
Dünya, Kadınlar ve Öfke Kontrolü
Ebû Said el-Hudrî'den (r.a.) rivayet edilen hadisler, dünyanın cazibesine kapılmamak, kadınlar konusunda dikkatli olmak ve öfke kontrolü üzerine önemli uyarılar içerir:
* Dünya ve Kadın Fitnesi: "Dünya caziptir, tatlıdır. Allah onun tasarrufunu elinize verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan sakının, kadınlardan sakının. Çünkü İsrailoğulları arasında çıkan ilk fitne, kadınlar yüzünden çıkmıştır." Bu hadis, dünyanın aldatıcılığına ve kadınlar üzerinden gelebilecek fitnelere karşı müminleri uyarır.
* İnsanların Yaratılışı: İnsanların farklı sınıflar halinde yaratıldığı ve hayatlarının sonunun nasıl olacağının yalnızca Allah tarafından bilindiği belirtilir.
* Öfke Yönetimi: "Dikkat edin! Öfke, insanoğlunun içinde tutuşturulan bir kordur. Öfkelenen kimsenin gözlerinin kızardığını, boyun damarlarının şiştiğini görmüyor musunuz? Biriniz öfkelendiğini hissederse mutlaka otursun." En hayırlı mümin, geç öfkelenen ve çabuk sakinleşendir. Bu hadis, öfkenin yıkıcı etkisine karşı korunmak için pratik bir çözüm sunar.
* Tüccar Ahlakı: En hayırlı tüccar, borcunu ödeyen ve güzellikle isteyen; en kötü tüccar ise borcunu kötülükle ödeyen ve kötülükle isteyendir. Bu, ticarette dürüstlük ve güzel ahlakın önemine vurgu yapar.
* Sözünde Durma: Kıyamet Günü, sözünden dönen kimse için döndüğü sözün değerine göre bir sancak dikileceği belirtilir. Özellikle idarecilerin sözünde durması gerektiği vurgulanır.
* Doğruyu Söyleme Cesareti: "Dikkat edin, insanların korkusu kişiyi bildiği gerçeği söylemekten sakın alıkoymasın. Dikkat edin! Cihadın en faziletlisi zalim hükümdarın yüzüne karşı söylenen doğru sözdür." Bu hadis, hakkı söyleme cesaretinin ve zalim yöneticilere karşı adaletli olmanın önemini vurgular.
Bu hadisler, İslam'ın temel prensiplerini, ahlaki değerlerini ve müminlerin günlük hayatta dikkat etmeleri gereken hususları kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır. Her bir hadis, müminler için birer yol gösterici niteliğindedir.
SERDAR CEMAL HOCA
MÜMİNİN NİYETİ, AMELİN ÖNÜNE GEÇTİĞİ GÜN
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
Serapla Tatlı Sert
Gücün Yanında Duranlar, Zamanı Gelince Görünür Olur
AKIN TEZEL
Siyaset Üstü Kalmak
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR