Türkiye’de yeni yangın güvenliği düzenlemeleri yürürlüğe girdi.
Elbette hepimizin ortak hedefi aynı:
Can güvenliği.
Bu konuda kimsenin bir itirazı yok.
Ancak ülkemizin turizm bölgeleri birbirinden çok farklı mimari yapılara sahip olduğu için, uygulamada bazı bölgelerde teknik zorluklar yaşanabiliyor.
Ben de bu köşede bugün Muğla özelindeki durumu anlatmak istiyorum.
Muğla’nın otelleri yatay mimaridir
Fethiye, Bodrum, Marmaris ve Akyaka hattındaki otellerin büyük bölümü:
2–3 katlı,
Açık koridorlu,
Ahşap kapılı,
Panjurlu,
Bölgenin geleneksel mimarisine uygun olarak inşa edilmiştir.
Bu oteller, Muğla’nın turizm kimliğinin ve kültürel hafızasının önemli bir parçasıdır.
Bazı teknik şartlar bu mimariye uymuyor
Yeni yönetmelikte yer alan bazı maddelerin — özellikle yanmaz kapı, kapalı koridor mantığı, ek yangın merdiveni gibi uygulamaların — yatay mimariye sahip ruhsatlı otellerde uygulanması yer yer teknik açıdan zorlayıcı olabiliyor.
Örneğin:
Açık koridorlu yapılarda kapalı kapı sistemi,
Ahşap mimaride metal kapı zorunluluğu,
İmar sınırını aşmadan yangın merdiveni ekleme zorunluluğu
bazı tesislerin mevcut yapısına uymayabiliyor.
Bu durum, özellikle Akyaka’nın dünyaca bilinen Nail Çakırhan mimarisinde daha belirgin hâle geliyor.
Ahşap kapılar, oymalı panjurlar, geleneksel tavanlar bölgemizin kültürel değeridir.
Amaç eleştirmek değil; çözüm üretmek
Otelcinin talebi çok net:
“Biz güvenlikten kaçmıyoruz.
Sadece bölgemizin mimarisine uygun alternatif çözümler de değerlendirilsin.”
Bu noktada dünyada düşük katlı tesislerde yaygın olarak kullanılan yöntemler şunlardır:
Yanmaz boya uygulamaları
Alev geciktirici kaplama
Otomatik söndürme sistemleri
Isı ve duman sensörleri
Yönlendirmeli kaçış sistemleri
Bu yöntemler, yatay mimaride ek kapı ya da merdiven ihtiyacını azaltan modern çözümler olarak kabul edilmektedir.
Muğla’nın kimliğini koruyarak güvenliği artırabiliriz
Bizim söylemek istediğimiz şudur:
Muğla’nın mimarisi, kültürü ve turizm kimliği korunarak da yangın güvenliği sağlanabilir.
Hem güvenliği artıracak hem de bölgenin ruhunu yaşatacak çözümler mümkündür.
Yani mesele bir itiraz değil;
Bölgeye uygun, uygulanabilir yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi çağrısıdır.
Tatlı söyledim… çünkü konu hassas.
Ama doğruyu da söyledim… çünkü Muğla’nın mimarisi hepimizin emaneti.
#Muğla #YangınGüvenliği #YatayMimari #Akyaka #TurizmMimarisi #MuğlaMimarisi #SeraplaTatlıSert #SerapÜlküÖzdemir #TurizmBölgeleri #GelenekselMimari
Serapla Tatlı Sert
Bir Teşekkürden Fazlası
SERDAR CEMAL HOCA
Biz Mi’rac’ın Neresindeyiz? Yükselişi Konuşup Düşüşü Yaşayanlardan mıyız?
AKIN TEZEL
Tuşlu Cep Telefonları Kullanımdan Kalkıyor Mu?
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR