DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000

Prof.Dr. Bekir TAVAS
Prof.Dr. Bekir TAVAS
Giriş Tarihi : 21-09-2026 11:33

Muğla’da Cumhur İttifakı Ortak mı, Rakip mi?

 

 

MHP Muğla İl Başkanı Emrah Oltulu’nun 20 Eylül 2026 tarihinde yapılan il kongresinde açıkladığı “Muğla’dan TBMM’ye iki milletvekili gönderme” hedefi, ilk bakışta her siyasi partinin tabanını motive etmek için kurduğu iddialı bir cümle gibi görülebilir. Ancak Muğla’nın siyasal dengeleri, seçim sistemi ve Cumhur İttifakı’nın yerel yapısı birlikte değerlendirildiğinde bu hedef, sıradan bir kongre vaadinin ötesinde anlam taşımaktadır. Çünkü MHP’nin büyümesi yalnız muhalefetten oy almasına değil, aynı seçmen havuzunda bulunduğu AK Parti ile arasındaki güç ve temsil paylaşımına da bağlıdır.

Cumhur İttifakı’nın temel mantığı, cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak aday etrafında birleşmek; milletvekili seçiminde ise ittifakın toplam gücünü Meclise mümkün olan en yüksek sayıda taşımaktır. Fakat bu birliktelik, iki partinin yerelde birbirinin rakibi olmadığı anlamına gelmez. Aksine milletvekili listeleri, aday sıralamaları, ilçelerdeki teşkilat hâkimiyeti ve seçmen sadakati söz konusu olduğunda AK Parti ile MHP arasında sessiz fakat gerçek bir rekabet bulunmaktadır.

Muğla bu rekabetin daha görünür olabileceği illerden biridir. İl, uzun yıllardır CHP’nin güçlü olduğu bir siyasal coğrafyadır. Kıyı ilçelerinde sosyal demokrat ve seküler seçmen ağırlığı öne çıkarken; iç kesimlerde milliyetçi, muhafazakâr ve merkez sağ gelenek daha belirgin hâle gelmektedir. Bu nedenle Cumhur İttifakı’nın Muğla’daki oy potansiyeli homojen değildir. AK Parti ile MHP aynı ittifakta yer alsalar da farklı ilçelerde, farklı toplumsal kesimlere ve farklı siyasal duygulara seslenmektedir.

MHP’nin iki milletvekili hedefi tam da bu noktada önem kazanıyor. Bu hedef, partinin yalnız mevcut oyunu korumak istemediğini; ilçeler, mahalleler ve aday profilleri üzerinden yeni bir büyüme stratejisi aradığını gösteriyor. Oltulu’nun 13 ilçede saha çalışmalarını artıracaklarını söylemesi de kongre söyleminin teşkilat düzeyinde bir hazırlığa dönüştürülmek istendiğine işaret ediyor. Ancak iki milletvekilliği hedefinin gerçekleşmesi için yalnız güçlü bir teşkilat söylemi yeterli değildir. Seçmenin gündelik sorunlarına temas eden, Muğla’nın sosyolojisini doğru okuyan ve merkezden belirlenmiş isimler yerine yerelde karşılığı bulunan adaylarla yola çıkılması gerekir.

Buradaki asıl soru şudur: MHP’nin büyümesi Cumhur İttifakı’nın toplam oyunu mu artıracak, yoksa AK Parti seçmeninin bir bölümünü MHP’ye mi taşıyacaktır?

Eğer MHP, CHP’den, Yeni Parti’den veya kararsız seçmenden yeni oy kazanırsa ittifakın toplam gücü büyür. Bu durumda iki partinin rekabeti ittifaka zarar vermeyen, hatta onu genişleten bir yarışa dönüşebilir. Buna karşılık MHP’nin yükselişi esas olarak AK Parti’den oy geçişiyle gerçekleşirse, ittifakın toplam oyu değişmeden yalnızca kendi içindeki dağılım değişir. O zaman “iki milletvekili” hedefi, ortak büyüme hedefinden çok ittifak içinde temsil mücadelesi anlamına gelir.

Milletvekili seçimlerinde mesele sadece toplam oy değildir. Oyların partiler arasında nasıl dağıldığı, aday listelerinin ayrı mı ortak mı düzenlendiği ve D’Hondt sisteminin ortaya çıkaracağı sandalye hesabı da belirleyicidir. Aynı ittifak içindeki iki partinin ayrı listelerle yarışması, bazı seçim çevrelerinde artık oyların sandalyeye dönüşmesini zorlaştırabilir. Dolayısıyla Muğla’da Cumhur İttifakı açısından en kritik karar, kimin daha iddialı bir slogan kullandığı değil, oyların en verimli biçimde nasıl temsil edileceğidir.

Bu tablo AK Parti bakımından da dikkatle okunmalıdır. MHP’nin iki milletvekili hedefi, AK Parti’ye karşı bir meydan okuma olarak görülürse teşkilatlar arasında görünmez bir gerilim doğabilir. Fakat hedef, Cumhur İttifakı’nın Muğla’daki toplam etkisini artıracak ortak bir stratejiyle ele alınırsa farklı seçmen kümelerine ulaşan tamamlayıcı bir modele dönüşebilir. Bunun yolu da masa başında yapılacak kontenjan hesaplarından değil; ilçelerin gerçek sorunları ve adayların toplumsal karşılığı üzerinden yürütülecek açık bir değerlendirmeden geçmektedir.

Muğla seçmeni artık sadece parti amblemine bakarak karar vermiyor. Turizm gelirlerinin adil paylaşımı, tarım alanlarının korunması, su sorunu, kıyıların ve ormanların geleceği, yüksek konut fiyatları, ulaşım, gençlerin iş imkânları ve yerel yönetimlerin hizmet kapasitesi seçmenin tercihinde giderek daha etkili oluyor. Cumhur İttifakı’nın Muğla’da büyümesi isteniyorsa, iki parti arasındaki sandalye hesabından önce bu meselelerde inandırıcı bir ortak program ortaya konulmalıdır.

Aday belirleme süreci de en az program kadar önemlidir. Muğla’yı uzaktan tanıyan, yalnız parti merkezlerinin desteğine dayanan veya seçim dönemlerinde sahaya çıkan isimlerle kalıcı başarı sağlanamaz. İlçeler arasında dengeli temsil kuran; turizmciyi, çiftçiyi, esnafı, emekliyi, gençleri ve kadınları aynı siyasal dil içinde buluşturabilen kadrolara ihtiyaç vardır. MHP’nin iki milletvekili hedefinin gerçekçi olup olmadığı da bu kadro tercihleriyle anlaşılacaktır.

Öte yandan Muğla’daki yeni siyasi tablo yalnız AK Parti, MHP ve CHP’den ibaret değildir. CHP’den kopan belediye başkanları ve meclis üyeleriyle güç kazanan Yeni Parti, yerel siyasetin merkezine yerleşmeye başlamıştır. Bu gelişme, klasik iktidar-muhalefet ayrımını karmaşıklaştırmaktadır. Cumhur İttifakı bir yandan CHP’nin geleneksel üstünlüğüyle, diğer yandan CHP’den ayrılan yeni siyasi yapının yerel yönetim ağıyla mücadele edecektir. Böyle bir ortamda ittifak ortaklarının birbirinden oy almaya çalışması, dışarıdaki rakiplerin alanını genişletebilir.

Sonuç olarak MHP’nin iki milletvekili hedefi meşru ve anlaşılır bir siyasi iddiadır. Fakat bu hedefin Cumhur İttifakı açısından başarı sayılabilmesi için MHP’nin sandalye sayısının artması tek başına yeterli değildir. Ölçü, ittifakın Muğla’daki toplam oyunun ve toplumsal karşılığının büyüyüp büyümediği olmalıdır.

MHP güçlenirken AK Parti zayıflıyorsa ittifak içindeki denge değişir; fakat ittifak büyümüş olmaz. Her iki parti yeni seçmen kazanıyor, ortak sorunlara ortak çözüm sunuyor ve adaylarını yerel meşruiyet temelinde belirliyorsa rekabet, ittifakı besleyen bir enerjiye dönüşebilir.

Muğla’daki asıl sınav tam olarak budur: Cumhur İttifakı, kendi içindeki sandalye yarışını yönetebilecek mi; yoksa ortaklık söylemi, aday listeleri açıklandığında yerini parti rekabetine mi bırakacak?

Bu sorunun cevabını kongre salonlarındaki alkışlar değil, sahadaki seçmen ve kurulacak aday dengesi verecektir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Prof.Dr. Bekir TAVAS

Prof.Dr. Bekir TAVAS

DİĞER YAZILARI 12 Eylül: Demokrasiye Vurulan Darbenin Bitmeyen Gölgesi
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1AMED SPORTİF FAALİYETLER613
  • 2GALATASARAY613
  • 3BEŞİKTAŞ612
  • 4KOCAELİSPOR612
  • 5CORENDON ALANYASPOR611
  • 6FENERBAHÇE610
  • 7TRABZONSPOR610
  • 8KASIMPAŞA610
  • 9ÇAYKUR RİZESPOR610
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ68
  • 11ARCA ÇORUM67
  • 12İSTANBUL BAŞAKŞEHİR67
  • 13GENÇLERBİRLİĞİ67
  • 14ERZURUMSPOR67
  • 15TÜMOSAN KONYASPOR64
  • 16SAMSUNSPOR64
  • 17GÖZTEPE63
  • 18EYÜPSPOR63
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Menteşe Gazetesi 12907.Sayı
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Ak Parti Milas İlçe Başkanı Kim Olmalı ?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
123456
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA