Siyaset bazen ideallerle yapılır.
Bazen de güce en yakın noktada durma hesabıyla…
Bugün kamuoyunun konuştuğu bir fenomen ismin tutuklanması sonrası,
sadece bir dosya değil, geçmişte kurulan bazı ilişkiler de yeniden sorgulanmaya başladı.
Bu bir iddia değil.
Bu, toplumun refleksi.
Çünkü hafıza sandığımızdan güçlüdür.
Özellikle de yıllar önce “sıradan” denilerek geçilen yakınlıkları söz konusuysa.
Dün aynı ortamda bulunanlar,
aynı masada oturanlar,
aynı özel günlerde yan yana duranlar…
Bugün neden bu kadar sessiz?
Siyasetin içine, iktidarın gücüne yaslanarak yol alan bazı isimlerin
asıl motivasyonları artık daha net okunuyor.
Dava mıydı, konfor muydu?
İlke miydi, rüzgâr mı?
Ben isim vermiyorum.
Çünkü mesele kişiler değil.
Mesele niyet.
Siyaseti bir duruş olarak görenlerle,
siyaseti bir zırh gibi kullananlar arasındaki fark
işte tam da böyle zamanlarda ortaya çıkar.
Kimse kimseyi suçlamak zorunda değil.
Ama kimse de “hiç tanımam, hiç görmedim” deme rahatlığına sahip değil.
Fotoğraflar vardır.
Tarihler vardır.
Tanıklıklar vardır.
Bugün konuşulan, sadece bugünün meselesi değildir.
Geçmişin bugüne bıraktığı izlerdir.
Serap’la Tatlı Sert buraya şunu not düşer:
Güç, herkesi yanına çekebilir.
Ama hakikat, kimlerin gerçekten nerede durduğunu
eninde sonunda gösterir.
Sessizlik de bir tercihtir.
Ama kamu vicdanı, o sessizliği de kayda alır.
#siyaset #güçvehakikat #kamuoyu #tutuklama #siyasiilişkiler #kamuvicdanı #sessizlik #siyasetteetik #geçmişinhafızası #güçvezırh #ilkeveduruş #siyasetgündemi #toplumsalrefleks #hakikat #medyagündemi
