Kategorilenmemiş
Giriş Tarihi : 22-04-2021 08:43   Güncelleme : 22-04-2021 08:43

Zeynep’i 37 bıçak darbesiyle öldürene ‘iyi hal’ indirimi!

Önceki gün Kötekli cinayetlerinden “Zeynep Şenpınar cinayeti” davası vardı...

Zeynep’i 37 bıçak darbesiyle öldürene ‘iyi hal’ indirimi!

Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada son sözü sorulan sanık Selim Ahmet Kemaloğlu şöyle demiş:
“İki ihtimal olduğunu söylemiştim. Birincisi benim hastalığım ihtimali, ikincisi yönlendirilmiş olmam sebebiyle psikolojimin bozularak bu elim olaya sürüklenmem. Sizden daha önce de talep etmiştim. Zeynep’in telefon kayıtlarının incelenmesini istiyorum”
Ama “Pişmanım.” dememiş. Ve Zeynep’i 37 bıçak darbesiyle öldüren boksöre ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, ‘iyi hal’ indirimi uygulanarak “ömür boyu hapis” cezası verilmiş. Şenpınar ailesi, Baro, avukatlar, kadın hareketleri, herkes üzgün ve tepkili...
Oysa, 14 suçtan kaydı bulunduğu belirtilen boksör Kemaloğlu’nun en son 28 Ağustos 2019’da ‘cinsel saldırı’ ve ‘kasten yaralama’ suçlarından gözaltına alınıp, savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı da ortaya çıkmış.. Davanın savcısı da 1 hafta önce verdiği mütalaasında suçun ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme’ eylemine uyması nedeniyle sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istemiş...

xx xx xx
Menteşe İlçesi'nde Kötekli Mahallesi'nde geçtiğimiz yıl Ramazan Bayramı'nın birinci günü öldürülen 24 yaşındaki Zeynep Şenpınar'ın katil zanlısı olan boksör sevgilisi Selim Ahmet Kemaloğlu'nun Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar duruşması yapıldı.
Önceki gün yani Ramazan Ayı'nın 8'nci (20 Nisan) gününde son celsede mahkeme kararını verdi. Karar kimseyi tatmin etmedi. Herkes “ağırlaştırılmış müebbet” bekliyordu...
Son duruşmada sanık ve avukatları ile Zeynep Şenpınar'ın annesi Aruz Şenpınar ve Avukatları Muğla Baro Başkanı Cumhur Uzun ile Baro'nun Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Alev Öztürk ve yeni adıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları hazır bulundu.
Önceki duruşmada olduğu gibi bu son celsede de CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ve CHP Parti Meclisi Üyesi Av. Gizem Özcan ile CHP Muğla Milletvekilleri Mürsel Alban, Burak Erbay, Süleyman Girgin, CHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, Av. Emine Yenilmez Aydemir ve kadın dayanışma hareketleri Şenpınar ailesinin yanında yeralmış.
Başka da kimse yok...

xx xx xx
Muğla'da kadın cinayeti kurbanlarından biri de bir Muğlalı, Ortaköy'den; Isparta'da üniversite öğrencisi Güleda Cankel olmuştu. Isparta'da görülen cinayet davasına da elbette bakanlık avukatları müdahil olmuşlar ve Cankel ailesinin avukatlığını da Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun ile Baronun Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Alev Öztürk üstlenmişti.
Duruşmalarda CHP Muğla Milletvekilleri Süleyman Girgin ve Burak Erbay ile Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri Cankel ailesini Isparta'da yalnız bırakmamışlardı. Isparta Barosu da destek vermişti.
Benim anlamakta güçlük çektiğim ise bu kadın cinayetlerinde gördüğümüz CHP Muğla Milletvekillerini nedense Pınar Gültekin başta olmak üzere öteki kadın cinayetlerinin çoğunda görmemiş olmamız.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Muğla Milletvekili Metin Ergun ile AK Parti Milletvekilleri Yelda Erol Gökcan ve Mehmet Yavuz Demir'i nedense bu davaların hiçbirinde göremedik...
Oysa mahsuru olsa Bakanlık avukatları katılmazdı!

xx xx xx
Hadi İYİ Parti ve AK Parti Milletvekilleri hiçbir davada yoklar diyelim, CHP Milletvekilleri seçici mi davranıyorlar?!
Elbette CHP Milletvekili Süleyman Girgin telefonla Gültekin ailesini arayıp taziyede bulundu, ama aile kızlarının cenazesini almak için Muğla'ya geldiklerinde ne Süleyman Girgin, ne CHP'li belediye başkanları, ne de bir başkası aileye konukseverlik göstermişti...
Anlamaya çalışıyorum, ama içinden çıkamıyorum...
Kadına şiddet ve kadın cinayetlerine karşı yürütülen mücadeleden başarıyla çıkabilmemiz için önce hepimizin popülizmden ve reklamdan kaçınarak samimiyet göstermemiz gerekmiyor mu?
Muğla'da kadın cinayetleri sadece Menteşe'nin Kötekli Mahallesi'nde işlenmiyor.
Bodrum'da, Fethiye'de, Milas'ta, Ortaca'da, Yatağan'da ve her yerde işlenmekte... Bütün bu ilçelerde kadın cinayeti işlendi, işleniyor. Muğla Milletvekillerinin hepsi veya içlerinden seçilmiş bir ikisi her duruşmada bulunsalar nasıl olur?
Elbette çok iyi olur. Hangi partiden olursa olsun milletin vekillerinin her yerde şiddet ve cinayet davalarının takipçisi haline gelmelerinde yarar var. Yergı elbette kanunlarla ve şablonlarla işliyor, ama belki o zaman kanaatler mağdura yakın işler hale gelir...

xx xx xx
“Ömür boyu hapis cezası” verilen son celseden sonra, karara tepki gösteren Muğla Baro Başkanı Cumhur Uzun, adliye binası önünde yaptığı değerlendirmede kararı üst mahkemeye taşıyacaklarını belirterek, şunları söyledi:
“Bugün bir bayram günü öldürülen Zeynep Şenpınar'ın katilinin karar duruşması vardı. İddia makamının ağırlaştırılmış müebbet talebini iddianamesi ile ortaya koymasına ve 37 bıçak darbesinin hangi gerekçe ile ve neden kime yapılabileceği, bunun eziyet çektirmekten öte hiçbir anlamı olmadığı tarafımızdan çok açık kanıtları ile dosyada toparlanmış olmasına rağmen, mahkeme heyeti sadece insan öldürmek suçunun vücut bulduğu gerekçesi ile ömür boyu hapis cezasına hükmetti. İlk bakışta ömür boyu hapis ile ağırlaştırılmış müebbet arasındaki teknik fark, fark değilmiş gibi gelebilir. Ancak çok derin farklı sonuçlara götürebilir. O nedenle bu dosya ve dosyanın gerçeği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının uygulanması şeklindeydi. Karar bu yönü ile eksik bir karar, yaralayıcı olmuştur. Ancak hukuki süreç sona ermemiştir. Bu karar gerek tarafımızdan, gerekse kanunlar gereği istinafa tabidir”
Karar Şenpınar ailesini üzüntüye boğdu. Sanık Selim Ahmet Kemaloğlu'na ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini bekleyen anne Aruz Şenpınar, hayal kırıklığı içinde, ama yeni bir umutla “Ben adalet istiyorum. Kızımı neden öldürdü söylesin bana. Ben anneyim. Kızımın kanlarını hatırladıkça ölüyorum. Kızım bayram sabahı öldürüldü. Ben bu bayramda da Zeynep’imi göremeyeceğim. Zeynep'in ne suçu vardı. Zeynep'in kanı yerde kalmasın.” dedi.

xx xx xx
Şenpınar ailesi avukatlarından Muğla Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Av. Alev Öztürk'te sosyal medyada yaptığı paylaşımda, tepkisini şöyle dile getirdi:
“Duyun, görün, bilin ve anlatın başkaları da duysun lütfen! 37 bıçak darbesi ve karşılığı müebbet hapis! 24 tanesi, sırf eziyet çektirmeye yönelik öldürücü nitelikte olmayan ve toplamda 37 bıçak darbesiyle Zeynep Şenpınar’ı katletti katil Selim Ahmet Kemaloğlu!! Ve bugün Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesi bu katili, canavarca hisle öldürmemiştir, sadece kasten öldürmüştür diyerek ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet hapis cezasına mahkum etti!! Erkek yargıya güveni o kadar tamdı ki sanığın savunma bile yapmadığı duruşmalarda, sadece utanmadan hatırlamıyorum dedi çıktı işin içinden! Yine bir erkek katil ödüllendirildi! Yine bir kadın cinayetinde daha adalet yerini bulmadı! Bu karar, İstanbul Sözleşmesinin feshi ile mahkemelere, katilleri cezasızlık ile ödüllendirme kapısının sonuna kadar açılmış olduğunun net göstergesidir! Hepinizin eline bulaştı Güleda’nın, Zeynep’in ve öldürülen tüm kadınların kanı! Tarih hiçbirinizi affetmeyecek!!! #ZeynepŞenpınarİçinAdalet #İstanbulSözleşmesiYaşatır”

xx xx xx
Karar ne hukuken ne vicdanen kabul edilebilir değil, ama işi getirip “İstanbul Sözleşmesi”ne bağlamanında da alemi yok artık.. Bence bozuk plak gibi takılıp kalmadan, şimdi yeni bir şeyler söylemek zamanı... Talebin özünü değiştirmeden... Talep belli; Kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin cezasız, kadınların korumasız bırakılmaması...
Bu insanlık suçunun ortadan kaldırılabilmesi için ne gerekiyorsa talep edilmeli... Dün “İstanbul Sözleşmesi”ydi, şimdi “Ankara Sözleşmesi” diyorlar... Ankara olsun, ne var bunda.. Sonuçta bir sözleşme.. Kanun değil... Türkiye'nin ne Uluslararası sözleşmeler altında imzası var..!
Tesadüfe bakın, ki Zeynep'in annesi Aruz Şenpınar'ın hüsrana uğrayıp, ağlayıp isyan ettiği günün gecesi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ikiye bölündü. Yeni kurulan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na Kadın ve Demokrasi Derneği'nin (KADEM) yanı sıra pek çok dernek ve vakıfta görev yapan hukukçu Derya Yanık atandı. O aranan İstanbul Sözleşmesi'nin mimarlarından Derya Yanık'a kadınların doğru taleplerle gitmelerinde, destek olmalarında yarar var...
----------------------------- ------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Öyle puslu ki hava şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor! — Kazım Karabekir
ÇİVİ
Arkadaşım Akbük'teki kaçak yıkımları ile ilgili “Gökova Körfezi'nde Akbük'ten başka koy yok mu” dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

AdminAdmin