Bölge
Giriş Tarihi : 17-01-2022 16:30   Güncelleme : 17-01-2022 16:50

ZEYNEBİM, GÖCEK’TE FARK YARATAN BİR MARKA OLDU

Yat turizminin merkezi Göcek’te bir marka haline gelen Zeynebim-Göcekiçi, ürettikleri organik ürünleri yöresel lezzetlerle buluşturarak müşterilerine hizmet veriyor. Bir yandan bahçelerinde ürettikleri organik meyve ve sebzeleri işleyerek satışa sunan Zeynebim-Göcekiçi markası, öte yandan bünyesinde oluşturduğu mekanda, geleneksel Yörük lezzetleriyle misafirlerini geçmişe götürüyor.

ZEYNEBİM, GÖCEK’TE FARK YARATAN BİR MARKA OLDU

Pandemi döneminde ön plana çıkan organik ve doğal beslenmeye ilgi oldukça arttı. Göcek’te hizmet vermeye başlayan Zeynebim-Göcekiçi markası da müşterilerinin bu yöndeki ihtiyaçlarını karşılayarak şimdiden Göcek Mahallesi’nin gözbebeği oldu. Seydikemer’in Kıncılar Mahallesi’nde bulunan arazilerinde organik üretim yaparak markalaşan ve ürünlerini işleyerek hem dijital ortamda hem de Göcek Mahallesi’nde açtıkları mekanda satışa sunan Zeynebim-Göcekiçi, aynı zamanda Günün Menüsü’yle Türk Mutfağı’nda önemli bir yeri olan Yörük lezzetlerini de müşterilerine sunuyor. Göcek Mahallesi’ne Zeynebim-Göcekiçi markasını kazandıran Prof. Dr. Nurettin Demir, doğup büyüdüğü topraklara bu şekilde hizmet ederek borcunu ödemeye çalıştığını dile getirerek “Zeynebim yeni bir marka, yeni bir heyecan, yeni bir düşünce. Bunun için herkesin destek vermesini bekliyorum” diyor.

 

“BU TOPLUMA HİZMET EDEREK BORCUMU ÖDEMEK İSTEDİM”

Zeynebim-Göcekiçi kurucusu Chp Muğla Eski Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, bu markanın nasıl doğduğunu anlatarak “ Yaylam, doğdum yer Burdur Gölhisar Elmalıyurt. Göcekiçi mezrasında ceviz altında doğmuşum. Dolayısıyla Göcekiçi Yaylası’nın serinliğinde yayla ürünlerini halkımıza tanıtmak istedik. Hareketimiz aslında buradan çıktı. Zeynep, benim torunum, o yüzden markamızın ismini de Zeynebim olarak düşündük ve Zeynebim şirketi doğdu. Ben aynı zamanda Toroslar’da yetişmiş çoban çocuğu olarak Cumhuriyet’in ve Atatürkümüz’ün bize sağladığı eşit eğitimde yetişmiş bir insan olarak tıp doktoruyum ve milletvekili oldum. Bu topluma karşı hizmet ederek borcumu ödemek istedim. Elma üretiyordum, pandemi nedeni ile satamadık, elimizde kaldı. Kuru meyve yapalım dedik. İstedik ki; iyi tarım, organik tarım yapalım. E- ticaret, kuru meyve-sebze derken Göcek’imize de yöremize de  katkı olsun diye düşünüp hem insanlarımıza istihdam olsun hem yörenin doğal ürünlerini halkımıza ulaştıralım dedik. Zeynebim-Göcekiçi diye bir marka doğdu, tescillendi. Burada, bundan sonra e-ticaretle ve yerinde doğal ürünleri halkımıza ulaştırmak istiyoruz. Özellikle vatandaşlarımıza doğal ürünlerimizi, sağlıkları için, mutlulukları için üretmeye başladık” şeklinde ifade ediyor.

“YAPILANMAMIZI HIZLANDIRIYORUZ”

 

“ Bir amacımız da insanları organik beslenmeye yönlendirmek” diyen Prof. Dr. Nurettin Demir “Biz sadece meyve-sebze anlamında değil, misal ben geçen sene siyez buğdayı, siyez bulguru, siyez unu yetiştirdim. Özellikle bunlarda organik gübre, organik ilaçlar kullanıldı. Organik ürün yetiştirmek fikri uygulaması zor, onun için iyi tarım diyoruz. Muğla Büyükşehir Belediyesi’yle de Ata Tohum işi birliği yapıyoruz. Geçen sene kapya biber üretmiştik. Salçasını, kuru biberini yaptık. Yöremizin özellikle nane, kekik, adaçayı olsun bunların da üretimini yapmaya çalışıyoruz. İmalathanemiz var ve yapılanmamızı hızlandırıyoruz. Bundan sonra yöremizde bu tür ürünlerin artık yavaş yavaş duyumuna başlanacak nitekim yöremizde ata tohumuna özendirme amaçlı bazı kooparatifler var. Onlar da üretmeye başladılar. Bunu bölgemizde turizm ile birleştirirsek oldukça iyi bir noktaya gelinecek. Burası turizm bölgesi. Ürünlerimizi yerli ve yabancı müşterilerimize, aynı zamanda Göcekli halkımıza ulaştırmak istiyoruz” dedi. 

“HERKESİN DESTEĞİNİ BEKLİYORUM”

Demir, son olarak “ tabi ki bu topraklara karşı borcumuz büyük. Bu borcumuzu ne olursak olalım, nereye gelirsek gelelim, bunu yaşamımızın sonuna kadar yerine getirmeye çalışıyoruz. Zeynebim; yeni bir marka, yeni bir heyecan, yeni bir düşünce. Bunun için herkesin destek vermesini bekliyorum” diye konuştu.  

YÖRÜK LEZZETLERİNİN EN DOĞAL HALİ ZEYNEBİM-GÖCEKİÇİ’NDE

Zeynebim-Göcekiçi markasının farklı bir konsepti olan cafe-bar bölümünün Turizm kökenli başarılı yöneticisi Mustafa Hevedanlı ise “ Bizim kendi arazilerimizde ürettiğimiz ürünlerimiz ve küçükbaş hayvanlarımız var. Burada ürettiğimiz organik ürünleri müşterilerimize, misafirlerimize satış yapabilmek, öncelikli hedefimiz. Bu ürünlerimizi kendi yemeklerimizde müşterilerimize hissettirerek, tattırarak bu hizmeti vermek istedik. O yüzden bir cafe-bar ihtiyacı duyduk. Burası bizim misafirlerimizi ağırladığımız bir yer ve aynı zamanda satış ofisimiz. Mesela, kahvaltılarımızda müşterilerimize, kendi küçükbaş hayvanlarımızdan tavuk yumurtası, kaz yumurtası, ağaçlarımızdan elde ettiğimiz zeytin gibi ürünleri sunuyoruz. Kendi bahçemizin portakallarından ev reçelleri ikram ediyoruz. Burada hem doğallığı tattırarak yeme-içme sektöründe hizmet veriyoruz hem de kendi ürünlerimizi tanıtmış oluyoruz. Müşterilerimize kendi oluşturduğumuz markamızla ürünlerimizin satışını gerçekleştiriyoruz” dedi.

“ORGANİK ÜRÜNLERİMİZİ, GÜNÜN MENÜSÜ’NDE TADIYORLAR”

İşletmede yer alan raf ve standlardaki ürünlerden bahseden Hevedanlı “Satışa sunduğumuz ürünlerimiz arasında zeytin, zeytinyağı, çay grubunda adaçayı, kekik, ıhlamur, defne yaprağı bulunuyor. Yeme-içme sektöründe misafirlerimize hizmet verirken bunların tadımını da yaptırıyoruz. Onun dışında kendi baharatlarımızı da öğüterek elde ediyoruz. Pul biberimiz, toz biberimiz var. Kokusu bile doğallığı hissettiyor. Müşterilerimizin akıllarına gelebilecek her türlü organik ürünü burada bulabileceklerini söyleyebilirim. Şu an için yeni bir işletmeyiz. Kısa bir geçmişimiz var. Şu an günün menüsünü çıkartıyoruz. Kendi bahçelerimizden elde ettiğimiz organik ürünlerimizi günün menüsünde de sunuyoruz. Şu an Göcek halkına ve Göcek’te çalışan müşterilere hitap ediyoruz. Dışardan gelen yerli ve yabancı turistlere de hizmet veriyoruz. Bünyemizde ve çevremizde otel ve apartlar var. Buralara gelen misafirlerimize bizim lezzetlerimizin tavsiyesi doğrultusunda bir müşteri kitlemiz oluşuyor. Müşterilerimiz burada yöresel Türk mutfağını tadabiliyor; hem doğallığın tadına varıyorlar hem de sevgiyle, aşkla pişirdiğimiz yemeklerin tadına bakıyorlar” diye konuştu.

 

“ÜRÜNLERİMİZİ ORGANİK FELSEFESİYLE ÜRETİYORUZ”

Genç yönetici Hevedanlı son olarak; organik felsefesiyle ürünleri ürettiklerini dile getirerek “Şu an dijital çağdayız. Bu ürünlerimizi de aynı zamanda dijital mecrada pazarlıyoruz. Bir yandan organik tarımla uğraşıyoruz, bir yandan dijital dünyaya adapte olmaya çalışıyoruz. Şu an menümüz tamamen dijital ortamda. Fethiye bölgesinde yemek sepeti gibi uygulamaların eksikliği var. Bu yüzden biz de kendi dijital satış platformumuzu oluşturduk, yazılımlarımızı entegre ettik. Bu sayede müşterilerimiz kendileri online olarak menülerimize ulaşabiliyorlar ve adrese teslim sipariş verebiliyorlar ya da gel al hizmetinden yararlanabiliyorlar. Misafirlerimiz mekanımıza geldiklerinde, menümüzde yer alan QR kodunu okutarak menümüze ulaşabiliyorlar. Garsonlarımızın yanı sıra hiçbir garson yardımı almadan kendi oturdukları masaya sipariş verme imkanı bulabiliyorlar. Müşterilerimiz, ayrıca broşürlerimizde bulunan QR kodunu okutarak hem menülerimize hem de satış yelpazemizdeki ürünlerimize güncel fiyatlarımızla anlık ulaşabiliyorlar” şeklinde konuştu.

Serdar Cemal SÜZEROĞLUSerdar Cemal SÜZEROĞLU