Basın
Giriş Tarihi : 28-05-2022 17:33

YENİ BASIN YASASI DAYATMADIR !

YENİ BASIN YASASI DAYATMADIR !

YENİ BASIN YASASI DAYATMADIR !



TGF; “Yeni yasa teklifine göre Basın özgürlüğünü kısıtlayarak Basın
Kartları komisyonunda gazetecilerin haklarını savunan meslek
örgütlerinin yok sayılması, yeni getirilen cezai hükümlerle halkın
haber alma özgürlüğüne darbe vurulmak istenmesi Anadolu Basınını yok
etmek için atılmış bir adımdır.”



Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Adalet ve Kalkınma Partisi ile
Milliyetçi Hareket Partisi’ne mensup bir grup milletvekilinin sunduğu
“Basın Kanunu ve Basınla İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun” başlıklı yasa teklifi Türkiye Gazeteciler Federasyonu
Yönetim Kurulu tarafından kabul edilemez bulundu.



Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu adına Genel Başkan
Yılmaz Karaca sosyal medya ve internet medyasını düzenleme amacıyla
TBMM’ye verilen “Basın Kanunu ve Basınla İlgili Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” başlıklı yasa teklifini
değerlendirdi. Karaca konuyla ilgili şu açıklamaya yaptı:



BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİ YOK SAYILAMAZ



Yıllardır beklenen internet medyasıyla ilgili bir yasa teklifinin
TBMM’ye sunulmasını olumlu bulmakla birlikte, teklifin gazetecilik
meslek örgütlerinin görüşlerine başvurulmadan, ortak akla ihtiyaç
duyulmadan, tepeden inmeci bir anlayışla hazırlanmış olmasını kabul
edilebilir bulmuyoruz.



Yasa teklifini hazırlayan ve TBMM’ye sunan siyasi parti
temsilcilerinin toplumun haber alma hakkına hizmet eden internet
medyasıyla ilgili bir düzenleme hazırlığı içindeyken gazetecilik
meslek örgütlerini dışlamış olması, bunun yerine ilgili kurumların
bürokratlarının görüşlerine başvurmuş olmaları, teklif sahiplerinin
Türk basınına bakış açısını da göstermektedir.



DEZENFORMASYONLA MÜCADELE ETMEK GAZETECİLERİN HAKLARINI GASP ETMEK OLMAMALIDIR



Yasa teklifi içinde internet haber siteleriyle ilgili resmi ilan yayın
hakkı, çalışanların basın kartı sahibi olabilme hakkı gibi
düzenlemeleri olumlu bulmakla birlikte sosyal medyada yaşanılan
dezenformasyonla mücadele adına, internet medyasına bir ağır sansür
mekanizması kurulmak istendiği çok açık bir şekilde görülmektedir.



Yasa teklifi,  Türk Ceza Yasası’na ilginç bir şekilde  “halkı
yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” şeklinde yeni bir suç tanımı ilave
ederken, bu suçu işleyenlere hapis cezası getirmektedir. İnternet
medyasına yönelik baskıcı tedbirler arasında para cezası, resmi ilan
kesimi gibi cezalar öngören yasa teklifi bir siyasi taraf olan
İletişim Başkanı’nı internet medyası üzerinde tek söz sahibi haline
getirmektedir.



Cevap ve düzeltme hakkı yasa teklifiyle kötü kullanıma açık hale
getirilmekte, yayınlanan haber tümüyle doğru olsa bile, mahkeme
kararıyla cevap ve düzeltme metninin yayınlanması zorunlu
kılınmaktadır. Oysa cevap ve düzeltme hakkı sadece gerçeğe aykırı
haberlerde kullanılması gereken bir haktır. Ayrıca yasa da zor şartlar
altında yayınlarını sürdürmeye çalışan Televizyon ve Radyolar için
herhangi bir düzenleme yapılmaması bu yayın kuruluşlarının bir bir
kapanmasına neden olacaktır.



BASIN KARTLARI GERÇEK GAZETECİLERİN HAKKIDIR



Yasa teklifiyle basın kartları komisyonunun 9 üyesinden 5’inin
İletişim Başkanlığı tarafından belirlenmesi ve meslek kuruluşlarının
oluşturduğu üst kuruluşların komisyon dışında tutulması öngörülüyor.
Bu da basın kartlarının hak edenlere değil de iktidara yakın kişilere
verileceği endişesine yol açmaktadır. Gazeteci olmayanların, kimlerin
gazeteci olduğuna sağlıklı bir şekilde karar vermeleri beklenemez.
Basın kartlarının iptalini kolaylaştıran madde de gazeteciler üzerinde
tehdit oluşturabilecek ifadeler içermektedir.



Yasa teklifi Basın İlan Kurumu Genel Kurul üye sayısını 36’dan 42’ye
çıkarıyor. Daha önce Genel Kurul’un Basın İlan Kurumu üzerinde bir yük
olduğunu belirtip lağvedilmesi yönünde görüş belirtmiştik. Bu
görüşümüzü bir kez daha deklare ediyoruz.



Sonuç olarak şunu belirtmek istiyoruz;  İlgili meslek örgütlerinin
görüşü alınmadan hazırlanan yasa teklifinin TBMM’de ilgili
komisyonlarda görüşülürken önerilerimizi sunmak ve özgürlükleri
kısıtlayan değil de yıllardır beklenen bir düzenlemeyi sağlayan bir
yasanın çıkmasına katkı vermek istiyoruz.

 

Serdar Cemal SÜZEROĞLUSerdar Cemal SÜZEROĞLU