Kategorilenmemiş
Giriş Tarihi : 23-04-2021 06:15   Güncelleme : 23-04-2021 06:15

Muğla kıyılarının uydu fotoğrafları karşılaştırılsın...

“Gökova Körfezi'nde bulunan il merkezi Menteşe'ye bağlı Sarnıç Köyü'nün Akbük Mahallesi'nde 32 yapı ve bazılarının eklentileri hakkında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından mahkemeden yıkım kararı çıkarıldı.

Muğla kıyılarının uydu fotoğrafları karşılaştırılsın...

İdari yargı sürecinin ardından yapıların yıkımı için hafta başında Akbük'e gelen Menteşe Belediyesi'nin iş makinaları, yıkım ekibi yönlendirildi.
Bölgeye ayrıca, jandarma personelinin yanı sıra jandarma robocop ekipleri de takviye edildi. yaklaşık 100 köylü, ekipleri Akbük'e sokmamak için yolu kapadı.”
Gazeteler böyle yazdı.
Gördükleri buydu...
Ardından “.. bina sahipleri yolu kapatarak oturma eylemi yaptı. İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Erdem Karaman ve Menteşe İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Gürcan Özdilek köylülerle konuşup, yolu açmalarını istedi. Ancak, uyarlara rağmen köylüler yolu açmadı. Bunun üzerine jandarma ekipleri ile bina sahipleri arasında arbede yaşandı. Arbedenin ardından ekiplerinin kontrolünde yol açılarak iş makinelerinin koyda bulunan restoranın kaçak bölümlerini yıkmak için girişi sağlandı. Koydaki ilk yıkım, jandarmanın aldığı güvenlik çemberiyle bir restoranın eklentilerinden başladı.” diye devam etti haberler...

xx xx xx
Öncelikle şunu belirtmek isterim; yıkılmasına karar verilen yapıların sahipleri yerliden çok yabancı ve sanırım içlerinde tek “köylü” Cennet Akbük'ü Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı olan Denizovalı Mustafa Urhan olsa gerek... Maşallah “İmar Barışı” günlerine beş artı beş 10 kaçak oda sığdırmış...
Bu arada yıkımlar devam ederken, Menteşe Belediyesi'nden açıklama geldi. Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş altına imza atmamış, ama paylaşılan metinde şöyle demiş:
“ÖÇK sınırları içinde yer alan Akbük’te kaçak yapılaşmaya yönelik mücadelemiz devam ediyor. Akbük mevkiinde 2020 yılında başlanan ancak yargının yürütmeyi durdurma kararı ile yarım kalan kaçak yapıların yıkım işi, kararın geri çekilmesiyle 19 Nisan 2021 tarihinde yeniden başlatıldı. Yapılan yıkımlar, alınan yıkım kararına karşı dava açılmamış veya açılan tüm davalar reddedilmek suretiyle yıkım kararı kesinleşmiş, yargı yolu artık kapanmış yapılardır.”
Menteşe Belediyesi ifadesine yer verilerek şöyle devam edilmiş:
“Aynı zamanda Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce yapı kayıt belgeleri iptal edilmiş ve buna karşı idari yargı süreçleri reddedilerek iptali kesinleşmiştir. Yıkımına devam edilen yapılar, 31.12.2017 tarihinden sonra yapılmak suretiyle imar barışı yasasının kötüye kullanılarak yapıldığı ilgili kamu kurumlarınca ve hukuken ispatlanmış yapılardır. Tüm kamu kurumlarıyla işbirliği içinde ve yargı kararlarına uygun şekilde, doğayı tehdit ve talan eden tüm kaçak yapılarla ilgili yıkım işlemlerimiz kararlılıkla devam edecektir. Akbük’te rant uğruna doğayı talan edenlere, kanunları hiçe sayarak kaçak yapılar inşa edenlere asla göz açtırmayacağız. Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

xx xx xx
Gelin işin içinden çıkın... Kaç gündür herkes soruyor;
- Yıkımlar Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetki ve sorumluluğunda mı, yoksa Menteşe Belediyesi sorumluluğunda mı? Mahkemede taraf kimdi?
Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü daha çok “denetimlerle” değil, “şikayet üzerine” kaçak yapılaşma üzerine giden bir kurum. Menteşe Belediyesi'nin “imar zabıtası” var... Koca yaz zabıta Akbük'e kaç kere gitti geldi bilmiyorum. Belediye Başkanı Bahattin Gümüş de Mimar Erol Kapiz ile birlikte Akbük'te hem de deniz içinde az görülmedi...
Gidip bir restorana oturursanız bir şey göremezsiniz, ama denizden bakınca her şey kabak gibi ortada... Hadi zabıta görmedi, Başkan Gümüş de mi görmedi yapılaşmayı, betonlaşmayı...
O zaman baharda, yazda, bu köşeden ve face sayfamdan az kaçak inşaat fotoğrafı paylaşmadım. Hatta Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Daşgın'ın Köyceğiz Gölü kenarındaki kaçak katını da paylaştık. Yazılarımız, paylaşımlarımız üzerine Köyceğiz Belediye Meclisi'nce “para cezası” ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nce yıkım kararı alınmıştı...
Menteşe Belediyesi yazılarımızı paylaşımlarımızı neden ihbar kabul etmedi acaba..? Neden Köyceğiz Belediyesi'nin yaptığı, Akbük'te Menteşe Belediyesi tarafından yapılmadı? Üstelik “kaçakla mücadele” ve “hassas bölgelerin korunması” için oralara gitmeye bile gerek yok.
Kurarsınız teknik biriminizi, uydu izlemesi, incelemesi yaparsınız. Yaptığınızı ve yapmaya devam ettiğinizi görmüyorsunuz... Şikayet gelmesini bekliyorsunuz. Ya gelmezse?!
Bu işler niyet meselesi...

xx xx xx
Gelen haberlere göre, Akbük'te 33 kaçak yapımın yıkımına karar verilmiş. Sonra bunun 32 olduğu, birinin yıkımından vazgeçildiği açıklandı. Acaba neden vazgeçildi?
En önemlisi Akbük'te hiç değilse bu kadar kaçak yapı belirlenirken, Çınar, Turnalı, Kıran, Akçapınar Sahillerinde ve Milas sahillerinde imar barışına sığınarak yapılmış hiç mi kaçak yapı belirlenemedi?
Sadece Akbük mü?
Karşı kıyılarda, Marmaris, Datça sahillerinde neler oluyor acaba?
Bir de elçiye zeval olmaz; Akbük'e altyapı, içme suyu, imar götürmeyi düşünür müsünüz?
Gerçekten merak ediyorum, Akbük'te “günü birlik turizmi” bitirip, “konaklamalı turizm”e mi geçilecek?!
Uyanında balığa gidelim...

xx xx xx
Akbük resmiyette, her ne kadar Menteşe'ye bağlı Yerkesik Beldesi Sarnıç Köyü'nün Mahallesi Akbük olarak geçse de “Akbük Köyü veya Mahallesi” değil, “Akbük Koyu”dur...
Akbük Koyu'nda yıllarca ne köy ne de köylü olmadı. Burası Bodrum'dan “Mavi Yolculuğa” çıkanların önde gelen konaklama noktalarından biridir. Onları orada Altaş Restoran'dan başka karşılayan yoktu... Bu mekan tekti, naifti, koya uyumluydu...
Elbette orada Yerkesik'in Denizova, Kıran, Sarnıç köylerinden “yörük kökenli” köylülerin de ekip biçmekten çok “hayvan ağılı” olarak kullandıkları küçük toprak parçaları ve “zeytinlikleri” vardı.
İnşaat yapmak bir yana çivi çakmanın imkanı yoktu...
Yıllarca burası mavi yolcuların konaklama noktası ve Muğlalıların, Yerkesiklilerin günübirlik “piknik alanı” oldu. Ta ki “Altaş Restoran”ın adı “Altaş Restoran Pansiyon” oluncaya kadar. Artık Akbük “günübirlik” olmaktan çıkıp, “konaklamalı” hale geliyordu...
Altyapısız alanda yapılaşma başladı. Ne rahmetli Turgut Özal'ın “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan etmiş olması, ne Doğal SİT Alanı kararları, ne de çevrecilerin protestoları, eylemleri yapılaşmayı engelleyemedi...
Herşey yetkililerin, etk,lilerin gözleri önünde oldu!
Yakın zamanda bazı “gazetecilere” de “Turizm Merkezi'nde Altyapı yok” diye haber yaptırdılar!
“Oraya kanalizasyon ve içme suyu götüreceğiz” diyen bürokratlarımız, siyasilerimiz oldu. Yerel yönetimlerden de o bürokrata “Nereye payidar?” diyen olmadı!
Bu güzelim koyda “betonlaşma” imar barışından, imar affından söz edilmeye başlanınca zirve yaptı...
Bu köşeden çok yazdık, uyardık... Yerel yönetimler sadece seyretti.. Gidip denizden poz verdiler..
Yani yıkımına karar verilenlerin içinde “köylüler” değil, “şehirliler”, avukatlar, Aydın'dan gelenler bile var...

xx xx xx
Söz konusu mülk sahiplerinden bazıları Sözcü Gazetesi'ne yaptıkları açıklamada, yıkılacak yerlerin atalarından kaldığını savunarak, “Yıkım kararı verilen yerler kaçak değil. Buralar bizlere dedelerimizden kaldı. Ama Akbük'e sonradan gelenler maalesef kaçak yapılar yaptılar. Kurunun yanında yaş da yanıyor” diye konuşmuşlar. İtiraf gibi...
Yukarıda paylaştığımız haberde “Akbük'e jandarma personelinin yanı sıra jandarma robocop ekipleri de takviye edilirken, yaklaşık 100 köylü, ekipleri Akbük'e sokmamak için yolu kapadı.” deniliyor. Orada 100 kişi var mıydı bilmiyorum, ama köylüler yoktu..
Belki Mustafa Urhan tarafından köylerden yaşlı teyzeler getirilip, ellerine pankart verilmiş olabilir... Köyden getirildikleri belli yaşlı teyzelerin eline “Reis komşunun evini yıkıyorlar”, “Reis evimizi yıktırma” yazılı pankartları tutturmuşlar.
Reisin işi gücü yok mu? Bu ne pişkinliktir böyle...
Bir pankartta da “Akbük yerleşim yeridir” yazılmış. Ne zamandan beri? Hem bunlara ve gazetecilerine göre dün “Turizm Merkezi” değil midi?
Diğer pankartlarda da “İmar Barışı imar savaşına döndü”; “Evimizi hayallerimizi umutlarımızı yıkmayın”, “Göçmenlere konut yap vatandaşınkini yık”, “Yıkım çözüm değil imar istiyoruz”, “Pandemide Ramazan da yıkım olur mu?”, “İmar barışı güncellensin yapı kayıt belgeleri geri verilsin”
İmar barışı bence de güncellensin...
Çevrecilerin ve kent konseylerinin denetiminde namuslu gazetecilerin gözetiminde Muğla kıyılarının 31 Aralık 2017'den önceki uydu fotoğrafları ile 2018, 2019, 2020 ve 2021 fotoğrafları karşılaştırılsın...
Var mısınız?
--------------------------- ------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.— George Orwell
ÇİVİ
Arkadaşım, “İptal edilen tüm bayramları topluyoruz. Birlikte kutlayacağız." dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

AdminAdmin