Milas
Giriş Tarihi : 13-05-2022 16:33

Çiftçiler Günü törenle kutlandı

Çiftçiler Günü törenle kutlandı

Çiftçiler Günü törenle kutlandı
Başkan Atıcı: “Biz Üretmezsek Türkiye Aç Kalır”
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, Milas Ziraat Odası’nın düzenlediği ve tarım, hayvancılık alanındaki paydaşların katılım gösterdiği törenle kutlandı. Törende konuşma yapan Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, girdi maliyetlerinin düşürülerek çiftçilerin desteklenmesini gerektiğine vurgu yaparak, “Gıda artık çok stratejik bir alan! Çiftçiler olarak bizler üretemezsek Türkiye aç kalır.” diye konuştu.
Milas Atapark’ta düzenlenen 14 Mayıs Çiftçiler Günü törenine; Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Milas Tarım ve Orman Müdürü Ali Parlu, Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer,  Milas Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Çoban, Milas Ziraat Odası Meclis ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Milas Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Süleyman Karatoprak, MİZO personeli, tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren STK temsilcileri, Belediye Meclis Üyeleri,  muhtarlar, Oda Başkanları ve çiftçiler katıldı. 
Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan tören çelenk sunumu ile devam etti. 
Günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, “Burada örgütlerimize kayıtlı çiftçi sayısı yaklaşık 20.000 civarındadır. Milas’ta aktif olarak tarımla, doğrudan veya dolaylı olarak ilgili insan sayısı yaklaşık 70.000 civarındadır. Aramızda doğrudan çiftçilik yapmasa bile satış, pazarlama, taşıma ayağında esnaflarımız. Ticaret ve sanayi ayağında iş insanlarımız var. Tarım, Milas ekonomisi için çok önemli bir sektördür. Üstelik çok şanslıyız ki, çiftçi dostu bir Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, Tarımsal Daire Müdürümüz ve ekibi, birlikte çok yakın mesai yaptığımız Tarım Orman İlçe ve İl Müdürlerimiz ve ekibiyle çalışıyoruz. Uzun yıllar Mülki İdare Amirlerimiz ve Belediye Başkanlarımızla birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ortak akıl ve kollektif çalışmayla yerelde birçok tarımsal sorunu çözebiliyoruz. Tüm tarımsal paydaşlarımıza, Meslek Odalarımıza ve Yönetim Kurullarına, çalışanlarına Odamız Meclis ve Yönetim Kurullarımıza, Oda çalışanlarıma ve çiftçi dostlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız.” dedi.
Son yıllarda özellikle tarım sektörünün stratejik öneminin daha iyi anlaşıldığını ifade eden Başkan Atıcı, bu bakımdan tarım sektörünün, çiftçilerin en üst seviyede desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. 
YERLİ VE MİLLİ TARIM VURGUSU 
Tarımın stratejik bir sektör olduğunu ifade ederek, milli ve yerli tarıma yönelinmesi gerektiğini belirten Başkan Atıcı, “Ekilmedik bir karış yer kalmamalı. Hele pandemi ve kuzeyimizde başlayan savaş bir daha gösterdi ki gıda silah kadar önemli. 84 milyon insanımızın, 8 milyon sığınmacının, ülkemize gelmesi beklenen 40 milyon turistin karnının doyması için çiftçilerimizin üretmesi ve sürekli üretmesi gerek. İşte onun için milli-yerli üretim diyoruz. Onun için ‘Biz üretmezsek Türkiye aç kalır’ diyoruz.
    Bir atasözümüz vardır; ‘Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez.’ tam da bugünler için söylenmiş bir söz. Eğer ekilmedik bir karış yer bırakmayacaksak; Nasıl olacak bu iş?” diye konuştu. 
“Öncelikle tüm zorluklara rağmen şu anda üretime devam eden çiftçilerimize kolay gelsin. Yüce Rabbim onlara güç kuvvet versin diyerek Tüm Tarımsal Kurumlar adına, Çiftçiler Gününüzü kutluyor, tüm çiftçilerimize selam, saygı ve şükranlarımızı sunuyorum.”
 
diyen Başkan Atıcı, konuşmasında çiftçilerin talepleri olarak şunları kaydetti: 
“Bizim girdilerimizdeki katlamalı fahiş artışları durdurulmalı. Bu mazot, gübre, yem, elektrik ve tohum girdileri bizi eziyor. Bütün zorluklara rağmen tarlalarda, bahçelerde çiftçilerimiz, ülkemiz insanı tohumu, toprakla, fidanı bahçeyle buluşturmak için gece gündüz alın teri döküyor. Emek veriyor. Belki şu törene bile gelecek zamanları yok. Pazartesi Günü yapılan kabine toplantısından sonra Cumhurbaşkanımızdan, şu aşamada çiftçilerimize moral ve motivasyon için bir müjde bekledik ama duyamadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm tarımsal sektörleri masaya yatırarak bize de el uzatmasını bekliyoruz. Tarımsal konulardaki taleplerimizi maddeler halinde sıralayarak tüm sektörümüz adına dillendirmek istiyorum.
Bu destekleme tebliğlerinin, üretim yılının başlangıcında açıklanmasını istiyoruz. (Daha önceleri Ocak, Şubat, Mart aylarında tarımsal destek tebliğleri yayınlanırdı.) 3 yıldan beri tebliğler Ekim sonu veya Kasım ayında yayınlanıyor. Ödemeler de yaklaşık 12-15 ay sonra ödeniyor. Bu sistemle desteklenen çiftçi tarımsal faaliyetlerini sürdüremez. Memurlarda ve diğer sektörlerde olduğu gibi hiç olmazsa enflasyon farkı veya korumalı bir destekleme modeline geçilmeli. TÜİK rakamlarına göre bile yıllık enflasyon yüzde 70’i geçmiştir. Et-süt sektörü yaklaşık 1,5 yıldan beri sürekli kan kaybediyor. Et üretimi, süt üretimi sürekli düşüyor. Süt fiyatları arttırılırken; süt parası çiftçimizin eline geçmeden yem fiyatları ve süt mamüllleri süt fiyatlarının çok üstünde zamlarla hem üreticiyi hem de tüketici halkımızı eziyor. Ayrıca süt fiyatları arttırılırken bir yandan da süt primi desteği 1 TL’den 20 Kuruşa indiriliyor. Süt inekleri ve düveler hızla kesime giderken yılların gayret-çabaları ve devletimizin destekleriyle kurulan, 2015 yıllarında ülkemizin et-süt ihtiyacını karşılayan sektör kan kaybetmeye devam ediyor. 2021 yılı kuraklık nedeniyle arpa, buğday ve yulaf gibi ürünlerde verim düşüklüğünden dolayı ülkemizdeki buğday rekoltesi 6 milyon ton eksikti. Bu ithalatla karşılanmaya çalışıldı. Döviz ve kur etkisiyle şu anda buğdayın ithalat rakamı 6,5-7 TL civarında. Tabi ki buğday bulabilirsek. Şimdi hasat zamanı yaklaştı. Rekoltede yine düşüklük bekleniyor. Çünkü %200-300’lere varan gübre fiyatı artışları nedeniyle çiftçilerimiz alt ve üst gübrelerini ekemedi. Ayrıca ilkbahar kuraklığı da verim ve kaliteyi olumsuz olarak etkiledi. Bu kürsüden TMO’ya sesleniyorum. Milletimizin en önemli besin maddesi olan buğdaya hasat zamanında sahip çıkarak, en az 7-8 TL taban fiyatı açıklayarak satın alın ve silolarınızı doldurun. Gene söylüyorum ithalatla bu insanları doyuramazsınız. Ekmek fiyatlarını tutamazsınız. Taşıma suyla değirmen dönmez. Paranız olsa bile buğday bulamazsınız. Burada Milas’a özel bir parantez açmak istiyorum. Geçen yıl tam da bu zamanlarda Milas’ta çiftçimizin kara gün dostu TMO kiraya verildi. Muğla’da tek TMO tesisi olan tesisin kiraya verilmesi Milas çiftçisine yapılan bir darbedir. TMO’ya yazdığımız yazılara cevap olarak bize 4-5 yıldır atıl vaziyette olduğu için kiraya verildiği söylendi. Siz çiftçinin buğday ve arpasına uygun fiyat verip aktif olarak piyasaya girmezseniz, geçen yıllarda olduğu gibi koskoca tesis boş yatar.
Ve düşünebiliyor musunuz TMO Genel Müdürlüğü tarihe geçecek şöyle bir cevap verdi bize (21.12.2021); Kira geliri elde ediyoruz. Bakım ve güvenlik masraflarından kurtulduk diyor. Sözün özü, TMO gibi bir kurum çiftçinin işyerini, alım merkezini kiraya vermekle övünüyor. Pes doğrusu! Şimdi kendilerini davet ediyorum. Gelin Milas’ın arpasını, buğdayını açıklanacak hububat fiyatlarından satın alın. Yeni bir işyeri kiralayın, buğdaya-arpaya müdahale edin. Çünkü biz yine Milas’ta hububat alacağız diye yazımıza cevap yazmıştınız.
Son açıklanan makine-ekipman desteği konusunda çiftçilerimizin bu desteğin güncellenmesine yönelik ciddi talepleri var. Çünkü kur dalgalanması sonucunda makine ekipman fiyatlarında artışlar yaşandı. Bu desteğin anlam ifade edebilmesi için mutlak suretle güncellenmesi gerekiyor.”
Atapark'taki törenin ardından 14 Mayıs Çiftçiler Günü kapsamında Salı Pazarı'nda lokma ikramında bulunuldu.

Serdar Cemal SÜZEROĞLUSerdar Cemal SÜZEROĞLU