Milas
Giriş Tarihi : 10-10-2014 06:36   Güncelleme : 10-10-2014 06:36

“Bizim safımız insanlık!”

Milas’ta KESK bileşenleri IŞİD’in Kobani’ye saldırılarını protesto etmek için iş bıraktı. Şehir içinde sloganlar atarak yürüyen grup Atapark’ta oturma eylemi yaparak tepkilerini gösterdi.

“Bizim safımız insanlık!”
 
Kobani’ye yapılan saldırılara karşı Türkiye’nin sessiz kaldığını savunan KESK bileşenleri Milas’ta eylem yaptı. Dün öğle saatlerinde toplanan yaklaşık 50 kişilik grup ilk önce sloganlar atarak şehir içinde yürüdü daha sonra Atpark’ta bir saatlik oturma eylemi düzenledi. 
Grup adına Atapark’ta basın açıklamasında bulunan Eğitim- Sen Milas Temsilcisi Mustafa Ali Demirci, IŞİD’in günlerdir Kobani'ye tanklar, füzeler ve ağır silahlarla saldırdığını belirterek, bu saldırının, sadece Kobani halkına yönelik olmadığını aynı zamanda Kobani'de yaratılan demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü değerlere saldırıldığını savundu.
IŞİD’in herhangi bir dış destek almadan bu kadar hızlı ilerlemesinin, Türkiye sınırlarına dayanmasının mümkün olmayacağını ifade eden Demirci, “Bugüne kadar katliamcı IŞİD çetelerini besleyip, destekleyenlerin, Ortadoğu'da yaşanan ve önümüzdeki günlerde yaşanması muhtemel katliamların ve acıların bir numaralı sorumlusu olduğu açıktır. Türkiye'de günlerdir emek ve demokrasi güçleri Kobani'de yaşanan insanlık dramına dikkati çekmeye çalışmakta, kamuoyunu yeni bir katliama karşı uyarmaktadır. AK Parti Hükümeti'nin bütün dünya tarafından bilinen IŞİD'e desteği ve sempatisi, son birkaç gün içinde ülke çapında yapılan IŞİD protestolarına yönelik devlet şiddeti ile bir kez daha onaylanmıştır. Polis, faşist güçler, Hizbullah ve IŞİD yandaşları, dün Türkiye'nin dört bir yanında Kobani direnişine sahip çıkan halka silahlarla, satırlarla ve gaz bombalan ile saldırarak 14 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olmuştur. AK Parti hükümeti, IŞİD çetelerinin katliamlarına ülke içinde izlediği şiddet politikaları ile destek vermiştir.”ifadelerini kullandı.
‘Kobani tüm insanlık için direniyor’
Demirci ayrıca Türkiye'nin siyasi iktidar eliyle yeni bir kaos ortamına sürüklenmek istendiğini savundu. IŞİD'in ve siyasi destekçilerinin giderek şiddetlenen saldırıları ve sokak ortasında işlenen cinayetler karşısında sessiz kalmak, yaşananları onaylamak anlamına geldiğini ifade eden Demirci, “IŞİD saldırıları ve katliamları karşısında tüm insanlık yeni bir sınavla karşı karşıyadır. Günlerdir insanlık için, halkların geleceği için direnen Kobani halkı, hepimiz için, tüm insanlık için direnmektedir. Kobani'nin savunulması, aynı zamanda insanlığın en temel değerlerinin, eşitlik, özgürlük, barış ve kardeşliğin savunulması demektir.”dedi.
‘Sessiz kalmayacağız’
 Demirci, eğitim ve bilim emekçileri olarak Kobani'de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz ve tepkisiz kalmayacaklarını belirterek, “Sadece Kobaniyi değil, insanlığın en temel değerlerini savunduğumuzu göstermek için, bir kez daha savaş politikalarının ağır bedelini ödememek için 8-9 Ekim tarihlerinde iki gün tüm Türkiye çapında iş bırakıyoruz.
Ayrıca Türkiye coğrafyasında yaşayan halkların ortak değerlerine yapılan provokatif saldırıları şiddetle kınıyoruz. Atatürk büstlerine ve bayrağa yapılan saldırıların ülke içerisinde yan yana yaşayan yurttaşları ayrıştırma projesi olduğu gayet açıktır. Ama Türkiye'nin devrimci ve ilerici unsurları asla bu akıl tutulmasına, bu bilindik oyuna alet olmayacaklardır.”dedi.
IŞİD barbarlığına ve emperyalist planlara karşı tüm eğitim ve bilim emekçilerini, seferberlik ruhuyla dayanışmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağıran Demirci, ‘Sessizlik saf tutmaktır bizim safımız insanlıktır’ diyerek, Kobani’de direnenlerin İŞİD' den daha Müslüman, daha insancıl, daha vatansever olduklarına hem fikir olduklarını belirtti. 
Demirci sözlerini şu ifadelerle son verdi; “Kobani de yaşanacak en ufak bir katliamdan bile başta pek Müslüman ve haksızın yanında olan 'değerli' ülkemiz Türkiye ve diğer emperyalist devletler sorumludur. Bunu insanlar unutabilir ama tarih unutmaz. Tarih haklıyı da haksızı da unutmaz! Her şeye rağmen kendine türküm diyen insanlara sesleniyorum, madem Kürtler kardeşiniz buyurun baş kaldırın. Gidecekse boynumuz gövdemizden kardeşçe gitsin deme zamanıdır. Haydi, dostlar ırk ayırımı yapmadan direniş şarkıları ile yürüyelim. Kardeşçe, insanca.”
Grup açıklamanın ardından bir saatlik oturma eyleminden sonra dağıldı.