Kategorilenmemiş
Giriş Tarihi : 17-04-2021 05:14   Güncelleme : 17-04-2021 05:14

Başkan Gürün’den 'Halka Hesap Verme' Toplantısı...

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, hafta başında kahvaltı eşliğinde “Halka hesap verme toplantısı” yaptı. Büyükşehir Belediyesinin kendi sitesinde yapılan paylaşımda “Osman Gürün’den 'Halka Hesap Verme' Toplantısı” başlığı atılmış.

Başkan Gürün’den 'Halka Hesap Verme' Toplantısı...

Kahvaltıda halk yok!
Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde yapılan toplantıya CHP Muğla Milletvekilleri Burak Erbay, Süleyman Girgin, Suat Özcan, İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, Parti Meclis Üyesi Gizem Özcan, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, İlçe Başkanı Mustafa Aytaç Kavak ve il genelinde görev yapan gazeteciler katılmış.
Hesabı kim verdi, kim aldı? Ben almadım. Çünkü orada değildim, akredite değilim!
İlçelerden arayan meslektaşlarım oldu. Benden başka akredite olmayanlar varmış. Akredite olduğu halde gelmeyenlerde olmuş! Tabi şimdi belediye yetkilileri “Biz kişileri değil, kurumları davet ettik” derler mi derler. Haberleri kurumlar yazıp, yorumluyorsa diyecek söz yok...
Anlayacağınız davet edilmedik. Oysa davete icabet sünnettir. Giderdim. Ki 2019'a kadar davet edildik, icabet gösterdik. Anlaşılan o zamana kadar tahammül güçleri varmış. O güç şimdi kalmamış olmalı ki davet etmediler.. Çok mu umurumda..?

xx xx xx
Hiç de umurumda değil... Eğer yanlış kişi ve kurumlar sana iltifatta bulunuyorsa, sende bir yamukluk var demektir. Yanlış kişi ve yanlış kurumların seni ötekileştirmesi, yok sayması ve hatta itibarsızlaştırmaya yeltenmesi ise senin beratın, ödülün olur... Doğru yolda olduğunu görür rahatlarsın...
Oysa eleştiriye tahammülleri, eleştiriden ders çıkarma erdemleri olsa ve gerçekten demokratlığa, çok sesliliğe inançları olsa çağırabilirlerdi.
Hatta kendilerine “Çağırdık gelmedi.” diyebilme imkanı sağlarlardı. “Politik malzeme” yaparlardı.
Ancak o kadar pandemi yazısı yazmış birisi olarak zaten gidemezdim...

xx xx xx
“Akredite” ve “akreditasyon” sözcükleri son zamanlarda pek moda oldu. Olmadık yerlerde kullananlar olduğu gibi, hala anlamını bilmeyenler de çıkıyor. Bana göre “sansürcü anlayışın bir başka versiyonu, uygulaması, tezahürü”..
Demokrat ve hesap verebilir olduğunu söyleyenlere göre değil..!
Ekşi Sözlük ise şöyle tarif etmiş:
“Bazı haber kaynakları tarafından kabullenilmiş ve basın toplantılarına çağırılma ayrıcalığına erişmiş olma durumu, iliştirilmiş gazeteciliğin bir hali. Rivayet odur ki bu mertebeye erişmek için; can sıkıcı sorular sormayacağından emin olunan, haber kaynağı gibi düşünmeye yatkın, açıklanan konunun dışına çıkmayan, bülten gazetecisi tipinde, daha önceki akreditelerin referans verdiği, mümkünse çıkarlarını haber kaynağı ile birleştirmiş bir kişilik aranır.”
Neymiş..? Neyse şimdi alınganlık yapanlar olur. Kimse alınmasın. Ekşi sözlük şöyle devam etmiş:
“İstisnaları vardır. Akreditasyonu kaybetmek, bu kişiler için korkulacak bir durumdur, çünkü bu gerçekleşirse, gazeteci genelde kurumundan da kovulabilir.”
Hayat zor... Bizim gibi arafta kalmak da zor..!

xx xx xx
Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin sitesinde yer verilen “Osman Gürün’den 'Halka Hesap Verme' Toplantısı” başlıklı haberde anlatılanlardan söz etmeyeceğim.
Toplantıya çağrılmış olsaydım, köşemde anlatılanlardan çok anlatılmayanlara yer verirdim.
Kurumumu temsil ederek tek başıma gitmiş olsaydım, “muhabir şapkamla” en objektif şekilde haberi manşetten verip, “köşe yazarı şapkamla” da köşeme geçip, “bardağın boş yanını” yazardım.
Seneler önce Başkan Gürün mülga Muğla Belediyesi Başkanı'yken yine böyle bir “hesap verme” işini belediye mülkü Keyfoturağı'nda yapmıştı. Biraz uzağındaydım, ama gözümün içine bakarak ortaya şöyle demişti:
“Arkadaşlar hizmetlerimizi değerlendirirken hep bardağın boş tarafına bakıyorsunuz. Bardağın dolu tarafına da bakın. Elbette işinizi yapıyorsunuz, ama bardağın dolu tarafı daha fazla...”
Herkes sözün bana geldiğinin farkındaydı.
Kahvaltılı toplantının soru cevaplı bölümüne geçildiğinde ben de şöyle demiştim:
“Başkanım haklısınız, ama gazetemiz bardağın dolu yanını görüyor. Objektif gazeteciliğin gereği olarak yorum yapmadan görmek zorunda. Üstelik verdiğiniz hizmeti alanlar da görüyorlar bardağın dolu yanını. Bizim işimiz vatandaşa bardağın dolu yanını değil, size bardağın boş yanını göstermek. Ki bardağın dolu yanını gören vatandaş boş yanını da görüyor... Biz o boş tarafı vatandaşa değil, size gösterme derdindeyiz...”

xx xx xx
Kaç yıl geçmiş aradan. Bende değişen bir durum yok. Değişim sayın başkanın kendisinde.
O yıllarda “hesap verme” işi 3 ayda bir yapılırdı. Şimdi yılda bir yapılıyor... Anlatılacaklar mı azaldı, yoksa anlatma zaman kaybı mı, gerek mi kalmadı bilmiyoruz artık...
Yıl içinde (2020) başka kaç toplantı yapıldı bakmak lazım.
Keyfoturağı toplantısında Zübeyde Fellahoğlu'nun Muğla Gazetesi'ndeydim. “Özcan Özgür” olarak çağrılmıştım... Haberi manşetten vermiştik. Hatta haberin yanına “Yapılanlar, yapılacaklar” diye bir sütun bile açmıştık. Tabi bende köşeme geçip diyeceğimi demiştim...
Şimdi de diyeceğimizi diyelim... Hafta başında gaztetecilere “Bakın bu binayı da biz yaptık” dercesine Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya katılmış olsaydım, bir meslektaşımız “Kelebekler Vadisi'nde kaçak su kullanıyormuş. Ne yapacaksınız?” diye sorarken ben şu soruları sorardım:
“Sayın başkanım,
Bu toplantınin adı sizin adlandırmanızla 'Halka hesap verme' toplantisı.
Ancak yapılan açıklamalar hesap vermekden ziyade 'Bilgi verme toplantısi' oldu.
Bir gazeteci olarak ben size hesap vermenizi kolaylaştırmak için şu soruları sormak istiyorum;
1- Halka hesap verme toplantısında halk yok. Bari Menteşe Kent Konseyi, STK'lar olsaymış. Neden yoklar?
2- Hesap vereceğiniz halk bu toplantıda olsaydı da sormak istediği hesabı direk size sorsa daha şeffaf ve yararlı olmazmıydı?
3- Yaptığınız yatırımları dinledik bilgilendik. Teşekkür ederiz. Şimdi yanıtları çok merak edilen soruları soralım:
Eski Garaj Alanı ile ilgili tazminat davalarının son durumu nedir? Eski Garaj Alanı'ndaki o meydan ve yeraltı otoparkı inşaatı halen tamamlanmayı neden bekliyor? Uğur Mumcu Bulvarı'nda AVM'lerin sırasındaki 'Müze' inşaatının son durum nedir? Niye bekliyor? Orası da mı mahkemelik?
Otopark bedellerini almışken bu Yolüstü Ücretli Otopark uygulamasi nereden çıktı? Yıllardır inşaat ruhsatları ile toplanan bedeller nerde harcandı?
Sayın Başkan çok oldu, ama izninizle bir soru daha sormak isterim. MUSKİ ile ilgili her yerden her konuda şikayet var. Öne çıkan şu; Su parası ile birlikte yarışan atık bedelleri için ne diyorsunuz. Pandemi nedeniyle kapalı olan iş yerlerinden tahsil edilen paralardan haberiniz var mı?
Son anda aklıma geldi, yargının 'haksız toplandığına ve iadesine' karar verdiği bilmem kaç kalem tahsil edilenleri araç sahiplerine ödemeye devam ediyor musunuz? Araç sahiplerine ne kadar faiz ödediniz?
Şimdilik bu kadar...

xx xx xx
Toplantıda meslektaşlarımdan Fatih Bozoğlu da memleketi Bodrum'dan sorular sormuş.
Bodrum Katı Atık Depone Tesisi ve Şehirlerarası Otobüs Garajı'nın ne zaman bitirileceğini soran Bozoğlu, Gümüşlük Arıtma Tesisi ile ilgili de sorularda bulunmuş. MUSKİ'ciler Gümüşlük Kanalizasyonu ile ilgili açıklama yaparken TMMOB'yi mahkemeye vereceklerini mi verdiklerini mi ne söylemişler. Ayrıca bakacağız...
Fatih Bozoğlu keşke mevcut garaj boşalınca oraya hangi foksiyonun verileceğini de sorsaymış.
Sevgili Fatih için “İşte gazeteci” diyebilirim...
Toplantıda 13 belediye başkanından sadece Bahattin Gümüş varmış. Evlere şenlik bir konuşma yapmış.
Yarın devam ederiz...
--------------------------- ------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Gerçeği bilip susanlar, gerçeği bilmeyip söyleyenler kadar tehlikelidir. — Alıntı.
ÇİVİ
Arkadaşım, “Hasta oruç pazarlığı yapyor doktorla. Sürekli 'Tutmiyim dimi' diyor. Aklınca günahı doktora bağlayacak. Ben kime bağlasam acaba?" dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

AdminAdmin