İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
MILAS
marketlerlogo2.png

twt-btn.pngfb-btn.png

videoana_246a7.png

giydirme1.gif

 

giydirmealt.gif

giydirmealt-2.gif

 
 
 
 
 
 

paylas2_0ca43.png
 
Duyarlılığını Göster Haberi Sen de Paylaş

“İngiliz Üsen'in oğlu Orhan Çakır nere..?”

(3 Duygu)
(2 Duygu)
(2 Duygu)
(2 Duygu)
(10 Duygu)
(5 Duygu)
(3 Duygu)
 

Tekirdağ ve ilçesi Çerkezköy gazeteleri böyle başlık attılar: “Başkan Akay'ın en zor günü” O gün kimin en zor günü değildi ki?

27072020ozcanozgur.jpg
Efsane başkan “İngiliz Üsen'in oğlu” Orhan Çakır'ın iki kızı vardı. Gülsüm ve Güliz... Küçük kızı Güliz'in eşi Vahap Akay son yerel seçimde bir kere daha Çerkezköy Belediye Başkanı seçildi. Rahmetli damadıyla gurur duyardı...
Muğla Basınında atılan başlıkları biliyorsunuzdur. En çok “Göyaşları ile uğurlandı” oldu.
O gün ağlamayan oldu mu bilmiyorum. Olmuştur... Ama genellikle Muğlalılar ağladılar, ağlamaklıydılar. O ağlayanlardan bir yaşlı teyze cenazenin arkasından şöyle sesleniyordu:
“İngiliz Üsen'in oğlu Orhan Çakır nere..?”
Gazete sahibi olsam böyle bir başlık atabilirdim. Bu başlık “Muğlalıların en zor günü” olabileceği gibi, “Osman Gürün'ün en zor günü” şeklinde de olabilirdi!
Herkesin zorluğu kendine.. O gün “O başkan, ben basın danışmanı; acı, tatlı ama Muğla için keyifli günlerimizin olduğu Belediye Başkanlığı binasının önünden kendisini uğurlamak ve Onu Büyükşehir Belediye Başkanından dinlemek” de bana zor geldi..!

xx xx xx
Ben rahmetli Orhan ağabey ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'e de danışmanlık yapmıştım. Göreve başladığımın ilk zamanlarında “Orhan ağabey” diye hitap ederdim. Düzeltmeye kalkıştığımda “De le noluyoru bu, içinden geldi gibi de.” derdi.
Yetişkin Muğlalıların “ağabey”, çocukların “amca” demesi hoşuna giderdi. Kendisinden yaşça büyükler de “Orhan” demekten çekinmezlerdi. Sanki bütün Muğla ailesiydi... Aslında bu Onun “samimiyetinin” karşısındakilere geçmesinden başka bir şey değildi...
Osman Başkan'a “Osman bey..” derdim. Seçim sonuçlarının açıklandığı akşam “Başkanım..” demiştim...
Belediye Parkı'nda taa gençlik kolu başkanlığımdan bugüne o günler film şeridi gibi akıp gitti burnumun ucundan. Burnumun direğini sızlatan olayları da anımsadım, ama anlatacak değilim...
Birini anlatayım. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı günlerdi. Memurlar maaşlarını almışlar, işçiler alamamıştı. Belediyenin önünde toplanıp, Konakaltı Kültür Merkezine geçmiştik. Sendika Başkanımız rahmetli Vahit Göçügenci'ydi. Yüksek bir yere çıkıp, “Arkadaşlar Orhan Başkan Nezahat hanımın bileziklerini bozdurmuş. Para kadrolulara anca yetiyor, ne yapalım”, demişti. Oylama yapmıştık ve Nezahat hanımın bileziklerinden gelen parayı herkes yarım maaş almak suretiyle kadrolu ve mevsimlik işçiler paylaşmıştık...
Biz büyük bir aileydik...

xx xx xx
Neyse konumuza dönelim. Rahmetli Orhan ağabey de partinin bütün kademelerinden geçip gelerek, önseçim sandığından çıkarak belediye başkanı olmuştu. Kendisi belediye meclis üyesi olarak birlikte çalıştıkları dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin ile önseçimde karşı karşıya gelmişlerdi. O günlerde “ilkeli ekip” diye “Alirıza Koca, Necati Demirel, Oktay Ekinci, Nuray Özkan, Hüseyin Ülkü..” gibi isimlerden oluşan ve benimde içinde olduğum bir gurup vardı. Biz de Hüseyin Ülkü'yü üçüncü aday yapmak istemiştik. O, Orhan Çakır ekibinin desteğini de alarak İl Genel Meclisi Üyesi adayı olmuştu. İçimizde aday olabilecek başka Muğla doğumlu da yoktu. Orhan Çakır'ın 4 meclis üyeliği teklifini geri çevirip, “kerhen” Erman Şahin'i desteklemiş ve önseçimi kaybetmiştik.
Bir yıl sonra “ilkeli ekibin oluru” ile belediyede göreve başladığımda rahmetlinin gözünde ben bir “Ermancı”ydım ve hep öyle gördü beni... Arada “Bu ilkel ekiptendi” diye dalga geçtiği da olurdu. Şakacıydı. Kindar değildi. Beni belediyeye almayabilirdi...
Bir gün bizim büroda Halkla İlişkiler Müdürü Nevrez Yıldız, Yazıişleri Müdürü Salih Ercan ve başka arkadaşlarla kalabalık otururken rahmetli içeriye girdi ve “Ben milletvekili adayı olacağım, ne dersiniz?” dedi. Herkes “Yakışır” dedi. Bir tek ben “Hayır” demiş, “Midyat örneği” vermeye kalkmıştım. O da gülerek “Sen zaten Ermancısın. Benim bişey oldu mu mu istersin” diye karşılık vermişti...

xx xx xx
Rahmetlinin ikinci döneminin son zamanlarıydı.. O seçimde yerel seçim ve genel seçim birlikteydi. Nedense belediye başkanlarının hep milletvekili de olma tamahı olmuştur.
Rahmetli milletvekili aday adayı olduğu için başkanlıktan istifa etti ve daha sonra uzun yıllar Osman Gürün'ün sağ kolu olacak olan DYP'li Meclis Üyesi Yavuz Kayı meclis içinden başkan oldu.
Yine önseçim vardı...
Bizim “ilkeli ekip” olarak önceki seçimde aday yapamadığımız Hüseyin Ülkü, rahmetlinin ekibinin desteğini alarak belediye başkanı aday adayı oldu. Karşısındaki aday adayı ise Op. Dr. Osman Gürün'dü. Doktorumdu ve kendisini severdim. Ki Dr. Osman'ı hala sever sayarım.. Yanında en önde yer alanlardan oldum.
Delegelere rahmetli hakimdi. O yüzden önseçim sandığından çıkabilmek için çok çalıştık, zorlandık, ama çıktık. Osmana Gürün artık yeni belediye başkanıydı... Rahmetli ise önseçim sandığından CHP Milletvekili adayı olarak çıkamamıştı... Seneler sonra Öğretmenevi bahçesinde bana “Sen haklı çıktın. Seni dinlemeliymişim” dedi.
Dinleseydi, en az bir dönem daha Muğla Belediye Başkanıydı... Ki hafta başında yapılan törende ne Osman Gürün, ne Bahattin Gümüş olmayabilirdi...

xx xx xx
Siyasette tercihler çok önemli. Rahmetli milletvekilliğini heves etmeseydi, cenaze töreninde Başkan Gümüş ve Başkan Gürün'ün olmayacağı gibi, 2014 Yerel Seçimlerinde de Menteşe Belediye Başkanı aday adayı olmasaydı önseçim sandığından Bahattin Gümüş çıkmayabilirdi.
Rahmetlinin rahatsızlıkları o zaman başlamış ve uzun süre hastanede yatınca aday adaylığı için seçim çalışması da yapamamıştı...
O zaman Mehmet Altınay veya Hilmi Giresun lehinde adaylıktan çekilmiş olsaydı hafta başında kendisini uğurlayan ve 2012 de kendisine bir “mahalle delegeliğini” çok gören Bahattin Gümüş başkan olmayabilirdi. O gün Belediye Parkı'nda aklımdan bunlar geçti...
Belki Mehmet Altınay veya Hilmi Giresun'un Menteşe Belediye Başkanlığı'nda düzenlenecek törene Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün gelmeyebilirdi. Gelse de konuşma yapamayabilirdi. Nasip, yazı, takdir-i ilahi.. Sizler ne derseniz artık...

xx xx xx
Törende Muğla 23'ncü Belediye Başkanı Orhan Çakır'ın damadı Tekirdağ Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay'ın “İyi bir insanı kaybettik. Güler yüzlü, söyleyeceğini dosdoğru söyleyen, sevgisini dosdoğru ifade eden birisiydi. Bizler onun evlatları, çocukları, olarak bu topraklara hizmet etmiş babamızla gurur duyuyoruz.” ifadesinin ardından kürsüye gelen Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş şu ifadelerde bulundu:
“Orhan Abi’yi aktif siyasete başladığım gençlik yıllarımızdan beri tanıyorum. Muğla halkı Orhan Başkanımı çok severdi. Gülümseyen yüzü, sıcak, samimi ve babacan tavrı her zaman Muğla halkının takdirini toplamıştır. İyi günde, kötü günde insanları hep arardı. Hastalıkta, sağlıkta bir Belediye Başkanından öte, bir ağabey bir dost gibi kimseyi ayırmadan halini hatırını sorar, yapabileceği bir şey varsa inanın yapardı. Küsmek, darılmak, kin tutmak gibi huyları yoktu. Atatürkçü ve Cumhuriyet değerlerine bağlı çok iyi bir Muğlalıydı. Muğla için pek çok şey yaptı. En önemlisi de Muğla’yı ve Muğla insanının yaşam kültürünü, yaşam tarzını korumak oldu. Aktif siyaseti bıraktığı zaman bile her zaman partimizin kanaat önderlerinde biri olarak siyasetin içinde yer aldı. Bizlere de her zaman bir rehber, yol gösterici olmuştur.”
Sanki ev sahibi gibi en son konuşarak noktayı koyma hakkını kendinde gören Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ise şunları söyledi:
“Orhan Bey, parti içinde aldığı görevlerin dışında halkla çok özel ilişkileri var. Kendisine has, samimi, dobra, çok farklı kesimlerden herkesle yaşanmışlıkları var. Ölüm hepimiz için var. Fakat son bulduğunda toplumda ne kadar yer aldığınızın en güzel işareti budur. Bu herkese nasip olmaz. Orhan Bey içimizde hep yaşayacak. Onun Erman Şahin'den devraldığı görevi biz aldık. Şimdi Bahattin Başkan devraldı. Onun özellikle Muğla'nın korunmasına yönelik bize bıraktığını yaşatmaya devam edeceğiz”
Başkan Gürün ve Başkan Gümüş'ün yerinde olmak istemezdim... Allah'ın sopası yok ki, işte böyle dün yerdiğinizi alır gelir önünüze koyar, bugün cümle âlemin önünde övdürür...
Yarın devam ederiz...

------------------------------ -----------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: İyiler asla kaybetmez, kaybedilir. - Peyami Safa
GÜNÜN UYARISI; Lütfen maskenizi takın, ellerinizi sık sık yıkayın, sosyal izolasyon uygulayın.
ÇİVİ
Arkadaşım, 24 Temmuz'da gazetecilerin “Bugün bizim bayramımız değil” demelerine rağmen başta siyasiler olmak üzere birilerinin “Basın Bayramı kutlaması” mesajları yayınlamalarına ve mesajlarında gazeteci olmayanlar tarafından beğenilmesini anlayamadığını söyledi.
Beni Bir Gülmek Aldı: )))))


Ekran Alıntısı.JPG


Ekran Alıntısı.JPG

radyo-1_2c406.jpgradyo-2_bc756.jpgradyo-3_4e6a6.jpg

 

MILAS

1-e1392026716167.png

2-e1392027888224.png

3-e1392027941568.png

haberihbargf.gif

reklamsabit-icasagi.gif

Maskeni Tak Tapunu Al…
Dr. Türk’e veda yemeği…
Milletin Ekmeğiyle oynuyorlar….
Düğüncüler dikkat…
Hayvansal üretim istatistikleri açıklandı…Milas Büyükbaş üretiminin yarısını elinde bulunduruyor…
Çukura düşen köpek kurtarıldı
İl genelinde 95 bin, Milas’ta 91 bin 600 metre
Bodrum Belediye Meclisi Ağustos Ayı Olağan Toplantısı Gerçekleşti

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

ihbarhatti_bddec.jpg

İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech